Ramazan geldi gelecek derken, anne-babamı da dahil ederek, gündüz gözü ile mini bir kahvaltı masasında biraraya geldik. Hakim renk olan kırmızının da etkisi ile oldukça dinamik bir masa oldu, oturması da bir hayli eğenceliydi :) Herkese şimdiden hayırlı Ramazanlar, oruç tutacaklara Allah kolaylık versin...
Peynir tabağı, tereyağı&bal, zeytin ve kürdanlara geçirilmiş salam&parmak peynir kahvaltının omurgasını oluşturuyordu.

Basit kahvaltılıklara eşlik eden lor salatası, salçalı sosis ve çıtır çıtır simitler kahvaltının cilası idi. Şimdi fotoğraflara bakarken, niye birkaç çeşit eklememişim diye hayıflanıyorum :)

Çocuk kısmının bayıldığı, evde "sen daha fazla yedin!" kavgaları çıkaran salçalı sosisi; bazen az yağda her tarafı kızarana kadar yağda çevirip üzerine sulandırılmış salça ilave ediyorum. Bazen de domates ve biberi menemen harcı gibi hazırlayıp iş yumurtayı koyma aşamasına geldiğinde, yumurta yerine sosisleri ekliyorum. Her iki halde de kavgaya sebep oluyor inanın :)

Evet geçen hafta yine bir etkinlikteydim (Kızmayın ya çok eğleniyoruz, tarif de yazacağım inşallah :) 
1969 yılında Denizli'de kurulan fabrika ile Lezita'nın, Türkiye'nin ilk özel sektör yem kuruluşu olarak faaliyetlerine başlayan Abalıoğlu Grubu'nun gıda sektöründeki markası olduğunu vurgulayan ve markalaşma öyküsünü aktaran Pazarlama Müdürü Yasemin İşsever, grubun yem sektöründe ve gıdanın çeşitli kollarında uzun yıllara dayanan bilgi birikinin bir getirisi olarak, 2006 yılında Lezita markası ile Türkiye'nin en büyük ve modern Et Entegre Tesisi'ni ülkemize kazandırdığını aktardı.
"Piliç Eti Grubu", "İleri İşlenmiş Ürünler Grubu", "Yumurta Grubu" ve "Balık" olmak üzere dört ana kategoride çıkarttığı ürünlerden yemekte piliç gubundan ürünleri ziyadesi ile deneme imkanı bulduk. Özellikle %100 filetodan yapılmış ürünü favorimizdir bundan böyle :)
Güzel geçen etkinlikler hanesinde bir çentik daha attıran bu toplantı için Lezita'ya ve toplantıyı organize eden Capitol Ogilvy'e çok teşekkürler...


