28 Temmuz 2011 Perşembe

Kırmızı Kahvaltı Masası


Ramazan geldi gelecek derken, anne-babamı da dahil ederek, gündüz gözü ile mini bir kahvaltı masasında biraraya geldik. Hakim renk olan kırmızının da etkisi ile oldukça dinamik bir masa oldu, oturması da bir hayli eğenceliydi :) Herkese şimdiden hayırlı Ramazanlar, oruç tutacaklara Allah kolaylık versin...
 

Peynir tabağı, tereyağı&bal, zeytin ve kürdanlara geçirilmiş salam&parmak peynir kahvaltının omurgasını oluşturuyordu.


Basit kahvaltılıklara eşlik eden lor salatası, salçalı sosis ve çıtır çıtır simitler kahvaltının cilası idi. Şimdi fotoğraflara bakarken, niye birkaç çeşit eklememişim diye hayıflanıyorum :)
 

Çocuk kısmının bayıldığı, evde "sen daha fazla yedin!" kavgaları çıkaran salçalı sosisi; bazen az yağda her tarafı kızarana kadar yağda çevirip üzerine sulandırılmış salça ilave ediyorum. Bazen de domates ve biberi menemen harcı gibi hazırlayıp iş yumurtayı koyma aşamasına geldiğinde, yumurta yerine sosisleri ekliyorum. Her iki halde de kavgaya sebep oluyor inanın :)

27 Temmuz 2011 Çarşamba

Hakiki Lezzet Atölyesi'nde Komili ile Harikalar Yarattık

Geçen hafta, Türkiye’nin ilk zeytinyağı markası olan Komili Zeytinyağı ile harikalar yaratmak üzere Hakiki Lezzet Atölyesi'nde buluştuk. Genelde çoğu etkinlik eğlenceli ve sohbet dolu geçiyor benim için, ama bu kadar çok güldüğüm, bu kadar değişik lezzetler tattığım bir etkinlik daha olmamıştı inanın :)
133 yıldır tüketicisine farklı damak tatlarına hitap eden ürünler sunan Komili; Sızma, Ege Sızması ve Riviera Zeytinyağı’nın yanı sıra şimdi de Özel Ürünler Serisi ile sofralarımızdaki yerini almaya başlayacak gibi görünüyor. Özel Ürünler Serisi’ndeki Erken Hasat, Taş Baskı, Çekirdeksiz Sıkma, Cold Pressed, 0,3 ve Organik Sızma zeytinyağı çeşitleri, hepsi birbirinden farklı lezzetleri ile değil salatalarda, kahvaltılarda bile vazgeçilemeyecek bir lezzet...
 
Komili’nin, Ayvalık ve Körfez zeytinlerinden elde ettiği ve asit oranı %8’den az olan Natürel Sızma Zeytinyağı eşsiz lezzeti ile damak tadına ve sağlığına düşkün olanların vazgeçilmezi. Zeytinin kokusunu ve yoğun tadını hissetmeyi isteyenler ise tercihini Ege ve Marmara bölgesi zeytinlerinden elde edilen, buram buram keskin zeytin kokusuyla Ege Sızması’ndan yana kullanıyor. Riviera Zeytinyağı ise özel olarak dengelenmiş ve hafifletilmiş lezzetiyle zeytinyağının kendine has tadını ve kokusunu ağır bulanlar için ideal...
 
EKS Mutfak Akademisi'nde gerçekleşen etkinlikte, aynı zamanda mekanın Kurucusu ve Eğitmen Şefimiz Sevgili Eyüp Kemal Sevinç eşliğinde zeytinyağı ile birbirinden güzel lezzetler yaptık ve afiyetle de yedik :)
Yemeğe tabii ki salata yapımı ile başladık. Armutlu bebek ıspanak salatası tek kelime ile mükemmeldi, vallahi bayıldık :)
Daniel ismini verdiğimiz kara kaş-kara göz somon balığını 4 dakikada kesip temizleyen Barış Usta'dan aldığımız birer parça somon filotosu ile tamamen zeytinyağı içerisinde pişen bir yemek yaptık ki dillere destan :) Üzerini geçecek kadar zeytinyağı ekleyerek (yaklaşık 300 ml) Confi edilerek yaptığımız Somon Bonfile ve yine orada hazırladığımız Hollandaise Sos biraz zengin işi olsa da, bu kadar rengini kaybetmeyecek kadar canlı, bir o kadar da yumuşakcık etiyle böylesine lezzetli bir tarifi denemekten çok mutluyum :)

Vee Maydanozlu Risotto :) Şimdiye kadar pek çok arkadaşım bu tarz etkinliklerde bu yemeği pişirdi, ancak bana bir türlü türlü nasip olmamıştı. Onu da Komili ile yaptık ve yedim ya, ölsem de gam yemem artık :)

Gecenin kapanışını da şeftalili crumble ile yaptık. Hepimize afiyet olsun :)

Bizleri en iyi şekilde ağırlayan Komili'ye teşekkürler...

26 Temmuz 2011 Salı

Algida ile Daha Mutlu Bir Dünya :)

2 hafta önce kocaman bir paket geldi Algida'dan, büyülü bir paketti, çocukların gözlerini kocaman kocaman büyüttü :) İçinden çeşit çeşit bir sürü dondurma çıktı, öyle çoktu ki sayamadık :) Algida çocukların gönlünü fethetmeyi iyi biliyor, Aslan Algida...
 
 
Dondurmanın yanısıra, kocaman bir oyun paketi de vardı, çocukları oyun oynamaya, dolayısı ile hareket etmeye teşfik eden güzel bir oyun. Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte "Okulda Hareket Var!" Kampanyası'nı başlatan Algida Max çok güzel bir amaç hedeflemiş. Proje ile gelişme çağındaki çocukların, bedensel, ruhsal ve düşünsel olarak, ömür boyu sağlıklı, mutlu ve başarılı olmalarına katkı sağlamak için onları yeterli-dengeli beslenmeye ve daha fazla hareket etmeye teşfik etmek amaçlanmış, başarılar diliyorum canı-gönülden...

19 Temmuz 2011 Salı

Garnitürlü&Zeytinyağlı Enginar

Mineral bakımından en zengin sebze olan enginarın, yemek için harcadığın kaloriden bile düşük kaloriye sahip olduğu söylenir, 100 gramı hepi topu 53 kalori içeriyormuş :) Mevsiminde 30 adet yemenin her derde deva olduğu, kolestrol düşmanı, karaciğerin dostu canımız enginar ilaç niyetine yenir valla, keşke her ilaç böyle lezzetli olsa :)
 
Malzemeler:

- 4 adet enginar
- 1 adet orta boy kuru soğan
- 1 adet orta boy haşlanmış patates
- 1 adet orta boy haşlanmış havuç
- 1 su bardağı haşlanmış bezelye
- 1 limonun suyu
- 100 ml. zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı toz şeker
- tuz

Yapılışı: Ayıklanmış olan enginarlar (eğer enginarı kendiniz ayıklayacaksanız, ekstradan 1 adet limonun daha suyu sıkılarak enginarlar limonlu su içerisinde kararmamaları için 15 dakika bekletilir), üzerini geçecek kadar su ve 1 limonun suyu ile birlikte kısık ateşte yarım saat kadar pişirilir. Bu arada soğan, yarım ay şeklinde doğranarak zeytinyağında yakmadan hafifçe kavrulur. Hafif diri formda haşlanmış olan patates ve havuçlar minik küpler halinde doğranır, bezelyeler de ilave edilerek zeytinyağında soğanlarla beraber 5 dakika daha çevrilir. (Pratik olmasını isterseniz konserve garnitür de kullanabilirsiniz) Enginarların pişip pişmediğini, ortasına bir çatal batırarak konrtol ettikten sonra zeytinyağında kavrulan sebzelerin üzerine kapatarak üzere haşlama suyundan 1 su bardağı eklenerek, 15 dakika daha kısık ateşte pişirilir. Servis ederken çaukur kısımları yukarı gelecek şekilde servi tabağına alınarak üzerine garnitür yerleştirilir. Soğuyana kadar bekletilerek servis edilir. Arzu edilirse üzerine dereotu ilavesi de yapabilirsiniz. Şifa olsun...

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Lezita ile Sohbet Dolu Öğle Yemeği

Evet geçen hafta yine bir etkinlikteydim (Kızmayın ya çok eğleniyoruz, tarif de yazacağım inşallah :) Lezita'nın lezzetli dünyasını tanımak amacı ile Yeniköy Secret Garden'da gerçekleşen etkinlik, mekanın güzelliği, Boğaz'ın baş döndüren manzarası ve arkadaş sohbeti ile daha da renklendi.

Abalıoğlu Grubu Pazarlama Müdürü Sayın Yasemin İşsever'in ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, Abalıoğlu Grubu'nun gıda sektöründeki en büyük yatırımı olarak 2006 yılında kurulan Lezita markası ile ilgili bilgilerin yanı sıra Diyetisyen Mehlika Öktem'den de "Sağlıklı Yaşam ve Lezzetli Yemek" üzerine ipuçları aldık (Bir de uygulayabilsek :)

1969 yılında Denizli'de kurulan fabrika ile Lezita'nın, Türkiye'nin ilk özel sektör yem kuruluşu olarak faaliyetlerine başlayan Abalıoğlu Grubu'nun gıda sektöründeki markası olduğunu vurgulayan ve markalaşma öyküsünü aktaran Pazarlama Müdürü Yasemin İşsever, grubun yem sektöründe ve gıdanın çeşitli kollarında uzun yıllara dayanan bilgi birikinin bir getirisi olarak, 2006 yılında Lezita markası ile Türkiye'nin en büyük ve modern Et Entegre Tesisi'ni ülkemize kazandırdığını aktardı.

"Piliç Eti Grubu", "İleri İşlenmiş Ürünler Grubu", "Yumurta Grubu" ve "Balık" olmak üzere dört ana kategoride çıkarttığı ürünlerden yemekte piliç gubundan ürünleri ziyadesi ile deneme imkanı bulduk. Özellikle %100 filetodan yapılmış ürünü favorimizdir bundan böyle :)

Güzel geçen etkinlikler hanesinde bir çentik daha attıran bu toplantı için Lezita'ya ve toplantıyı organize eden Capitol Ogilvy'e çok teşekkürler...

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Fairy ile Mehmet Özer'in Nefis Yemekleri Eşliğinde Buluştuk

Ayağımın tozu ile değil, ayağım daha toza bulanmadan, tatile çıkmadan hemen önceki gün gerçekleşen Fairy Etkinliği'nde ben de vardım. :) Dolayısı ile etkinliğin fotoğrafları ve yazısı taa bugüne kadar sarktı, geç oldu ama inanın güç olmadı, dostlarla sohbet, lezzetli yemekler ve ortam öyle hoştu ki parmaklarım klavye üzerinde dans etti diyebilirim :)
 
Etkinlik Şef Serkan Bozkurt'un kurduğu Chef's Table Mutfak Okulu'nda gerçekleşti. Gerçekten de şefin 14 kişilik kocaman masasında hep birlikte yemek müthiş keyifliydi.
 
Etkinliğin konsepti Sevgili Mehmet Özer'in marifetli elleri ile hazırladığı yemekleri, afiyetle yemek üzerine kurulu olduğundan, o çabucak yemekleri hazırlarken aynı zamanda bizlerin de her türlü sorusunu cevaplamaya çalıştı.


Ana yemek, daha doğrusu bence baba yemek :) Nohutlu meyhane pilavı üzerinde mürdüm erikli kuzu Jus sos ile tatlandırılmış kuzu eti, muskatlı ve permesanlı ıspanak püresi idi. Tadı da adı kadar afiliydi hani :)
 

Ana yemek olur da zeytinyağlılar olmaz mı? Ege Usulü Enginar Dolması, Rumeli Usulü Bakla Fava ve İstanbul Usulü Barbunya da fevkaladenin fevkindeydi, şimdi hepsi mi güzeldi yani derseniz, inanın çok leziz ve titizlikle hazırlandığı belliydi.
 
Yemeğin üzerine çok güzel giden hem lezzetli, hem de pek hafif bir tatlı olan Hallatiye benim gönlümü fethetti diyebilirim. Damlasakızlı su muhallebisi ve meyve salatasından oluşan Hallatiye eski bir saray tatlısıymış, hep diyorum saraylılar işi biliyorlarmış :)

Birbirinden güzel yemeklerle bizleri ağırlayan Sevgili Mehmet Özer'in ellerine sağlık...
Fairy bu etkinliğin neresindeydi derseniz, aslında tüm organizasyonun içerisinde, en önemlisi tüm temizliğin ta kendisindeydi. Yapılan küçük bir test ürünün ne kadar kolay yağ çözdüğünü göstermeye yetti. Renklendirilmiş yağ su içerisine damlatıldığında, üzerine Fairy'e hafifçe değdirdiğiniz parmağınızı sürdüğünüz an kenara bir kaçışı vardı, görmeliydiniz :) Zaten daha öncesinde de deneyip memnun kaldığım Fairy'i bir deneyenin bir daha bırakması zor gibi... Böylesi güzel bir etkinlikte bizi ağırlayan Fairy'e ve organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkürler...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...