31 Mayıs 2009 Pazar

Nişastalı Limonlu Kek

Geçen hafta ofiste kahvaltı fikri zihnimizde iyice yer edince, ertesi gün alelacele, kısa sürede olmasına rağmen oldukça detaylı bir kahvaltı sofrası kurduk. (Hatta öylesine memnun kaldık ki, ertesi hafta tekrarlamaya bile karar verdik :) Nişastalı kek de o günden yakaladığım bir lezzet. Öylesine hafif, öylesine kıyır-kıyır bir kek ki, pastaban olarak bile kullanabilirsiniz. Kekin hemen tarifini alıp haftasonu uyguladım, sonuç; mükemmel...
 
Malzemeler:

- 4 adet yumurta
- 1 su bardağı şeker
- 1 paket nişasta (200 gr.)
- 1/2 su bardağı sıvı yağ
- 1 su bardağı süt
- 1 adet limon kabuğu rendesi
- 1 adet kabartma tozu
- 1 adet şekerli vanilin

Yapılışı: Yumurtalar ve şeker, karışım bembeyaz olana kadar çırpılır. Nişasta, sıvı yağ, kabartma tozu ve vanilin de eklenerek karıştırılır. Ayrı bir yerde limonun kabuğu rendelenerek karışıma eklenir ve hiç topak kalmayana kadar tekrar karıştırılır. Yağlanmış kalıba dökülen kek karışımı, önceden ısıtılmış 175 dereceye ayarlı fırında 30 dakika kadar pişirilir.

28 Mayıs 2009 Perşembe

Vişneli Sütlaç


Vişnenin hafif mayhoş tadını, sütlacın da o geleneksel enfes tadını seviyorsanız, bu muhteşem lezzetten kendinizi mahrum etmeyin derim ben. Sıcak yaz günleri yaklaşırken dolaplarda vişneli sütlaca yer açmak lazım :)

Malzemeler:

- 1 su bardağı pirinç
- 1/2 su bardağı toz şeker (damak tadınıza göre şeker miktarını arttırabilirsiniz)
- 4 su bardağı süt
- 1 su bardağı su
- 200 ml. süt kreması

Vişneli sos için:

- 250 gr. çekirdekleri ayıklanmış vişne
- 1 su bardağı su
- 3 yemek kaşığı şeker
- 1 tatlı kaşığı buğday nişastası

Yapılışı: Pirinç iyice yıkanarak üzerini 2 parmak geçecek kadar su ilave edilir ve lapa oluncaya kadar haşlanır. 4 bardak süt ve 1 bardak su, derince bir tencereye konularak kaynatılır. Süt tam kaynamadan (üzerinden dumanları tütmeye başladığında) kaynamış ve süzülmüş pirinçler, şeker ve süt kreması ilave edilerek ocağın altı kısılır. Karışım, hafif kıvamlı bir hal alınca  10 dakika kadar daha kaynatılır ve kaselere paylaştırılır. Ayrı bir kapta vişne, su, nişasta ve şeker, karışım hafif pelteleşene kadar kaynatılır. Pişen sos, sütlacın üzerine paylaştırılır. Sütlaç soğuyana dek dışarıda, daha sonra da buzdolabına alınarak 3-4 saat soğutulur. Soğuk olarak servis edilir.

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Carte d'Or Fabrika Gezisi

Bu aralar bir çok bloggerin blogunda Carte d'Or'un Fabrika Gezisi ile ilgili postlar göreceksiniz. Orada bulunan şanslı kişilerden birisi de bendim. Kızımla katıldığım bu gezi sonucunda biz teknik ekip (!) test ettik-onayladık ki, o severek yediğimiz dondurmaları kardan adamlar yapmıyor arkadaşlar, herşey otomasyon olarak üretiliyor :) Fabrika gezisinin, benim ve kızımın hafızasına bıraktığı izleri şöyle bir özetlersem, 1- Dondurma faydalı bir eserdir ve aynı zamanda son raddesinde hijyendir (Fabrikayı gezerken giydiğimiz tulumları bir görecektiniz :) 2- "Çarli'nin Çikolata Fabrikası" filminin küçük bir versiyonunda rol aldık farzettik. (Yanıbaşımızdan kuzu kuzu giden "Magnum Beyaz Büyü"ler belki de sizin elinizde) 3- Dünyanın en güzel yiyeceğini de yeseniz, kaynağın dibinde yenileninin yerini asla tutmuyor. (Hemen oracıkta ikram edilen "Meyve Şöleni" kaç kaşık darbesine maruz kaldı acep?) 4- Birgün dondurmaya doyacağım asla aklıma gelmezdi. 5- "Ekmek Kadayıflı" Carte d'Dor nefis! 6-İnsan işini sahiplenirse, aşamayacağı engel, tadamayacağı başarı yoktur. Algida'nın kendi dünyası gibi renkli olan fabrikasını dolaştıktan sonra dışarıda hazırlanmış piknik masalarında yemeğimizi yedik. Kavak ağaçlarının polenlerini de en optimist bakışımla; başımızdan aşağı dökülen konfettiler olarak yorumlarsak, harika bir yemekti :) Yemekte neler vardı sorusuna kısa bir cevap: Ne yoktu ki? Kaşık kaşık yenilen dondurmadan sonra herkes biraz yemeğe burun kıvırdı ama şeflerin ellerine sağlık. En çok; harika hazırlanmış kanepeleri beğendim, en kısa zamanda bir kahvaltı sofrasında denemem lazım :) Bu sefer topluca fotoğraf çektirmeyi unutmadık :) Herkesin gülen fotoğrafından anlayacağınız üzere harika bir gün geçirdik. "Cömertlik tatlı şeydir ve kalpten gelir." sözü tam da Algida'yı yansıtıyor. Tüm gün VIP ağırlamaya ek olarak aldığımız hediyelerimiz ve dondurmalarımız elimizde, ağzımız kulaklarımızda, karasular da ayaklarımızda olarak, yorgun ama çok mutlu evlerimize dağıldık. Emeği geçen tüm ekibe sonsuz teşekkürler...

22 Mayıs 2009 Cuma

Meyva Salatalı Dondurma

Evde dondurma bol olunca (Carte d'Or sağolsun :), çocukların da taze meyve yeme alışkanlığı pek olmayınca; meyve salatasının üzerine koyuyorum iki top dondurmayı, kaşık kaşık yiyorlar, hatta ikinci kup istekleri oluyor. Bir-iki farklı süslemeyle herkesin bayılacağı dondurmalar hazırlamaya var mısınız?



Malzemeler:

- 1 adet elma
- 1 adet armut
- 1 adet muz
- 10 adet çilek
- 1/2 çay bardağı portakallı gazoz
- 8 top dondurma

Süslemek için:
- antep fıstığı tozu, hindistan cevizi, çikolata parçaları, kiraz şekeri, bonibon, franbuaz sos, çikolata sos, kremşanti, rulokat ve daha aklınıza ne gelirse...

Yapılışı: Tüm meyvalar küçük kuşbaşı şeklinde bir kase içerisine doğranır. Üzerine portakallı gazoz ilave edilerek iyice harmanlanır. 4 adet kup içerisine önce 2-3 kaşık meyva salatası, daha sonra da 2 top dilediğiniz çeşit dondurma (bizim favorimiz karışık meyvalı dondurmalar) konulur. Üzerine (ben fotoğrafta yaptığımı anlatayım, ancak her defasında farklı bir süsleme yapıyorum.) franbuazlı sos gezdirerek, kiraz şekeri ve çikolata süs yerleştirerek zaman geçirilmeden servis yapılır. (Çikolata süs için; geniş bir zamanda, fondüde erittiğim çikolatayı ucuna çok küçük kesik atılmış bir buzdolabı poşeti içerisine doldurarak, bunu yağlı kağıt üzerine istediğim şekilde sıkıp dondurarak elde ediyorum. Çikolata tamamen donduktan sonra, hepsinin aralarına küçük bir parça yağlı kağıt koyarak saklama kabı içerisinde buzdolapta muhafaza ediyorum.)

21 Mayıs 2009 Perşembe

1. Hediyeleşme Etkinliği



Sevgili Bahar, bir hediyeleşme etkinliği başlatma fikrinden bahsedip katılmak üzere davet edince, fikir çok güzel deyip hemen "bende varım." dedim. Bloglar arası etkileşimi arttırdığı için çok güzel bir hediyeleşme hareketi oldu bence, bu ince fikrin için teşekkürler Bahar'cığım. Hareketin ilk ayağını kendi adıma bitirdim, ben hediyemi Sevgili Tuğba için seçmiştim, umarım beğenmiştir. Geçen haftasonu ise Sevgili Dilek'ten gelen hediyemi aldım, bir kek sever için ideal bir hediye, kendisine çok teşekkür ediyorum. 2. Hediyeleşme Etkinliği'nde buluşmak üzere...

 

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Maşukiye'de Piknik Zamanı

İki yıldır aklımda Maşukiye'ye gitme fikri vardı. Durmadan fırsat kollayan ben, en nihayet 19 Mayıs tatilini fırsat bilip, hiç araştırmadan soruşturmadan çocukları da alarak, attım kendimi Maşukiye yollarına. Sora sora Bağdat bulunurmuş, 1,5 saatlik Maşukiye yolu bulunmayacak mı :) Yolda en az 5 kişiye sorarak keyfimize uygun bir yer bulup yerleştik. Tatil ve okulların bitmesine az kaldığı için piknik yapmaya gelen öğrenciler çoğunluktaydı.

Maşukiye'yi Muşukiye yapan, dağdan serin akan çayı, dağ yolu üzerinde pekçok yerde yapılmış, manzaraya hakim kahvaltı salonları ve doğanın içerisinde kurulmuş alabalık tesisleri. Biz, evden hazırlanıp geldiğimizden, çayın kenarındaki alanlara yerleştirilmiş piknik masalarından oluşan piknik alanını tercih ettik. (Bizim gibi hakkında birşey bilmeden gidenler için belirteyim, sadece masa başına ücret ödeyip, akşama kadar kalabiliyorsunuz. Çaydanlık ve tüpü de mi unuttunuz, o da dert değil, onu da kiralayabiliyorsunuz.) Sonuçta iki yıllık merakımı giderdim, ancak beklentilerimi karşıladı mı diye sorarsanız, biraz hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim. Belki de bunda; bir masalık parayı kaçırmamak için son anda burnumuzun dibine bir masa daha ekleyen piknik yeri sahibi, öğleden sonra tüm Maşukiye'yi saran mangal kokusu ve dumanı, Aslı'cığımın düşüp alnını ve dizini morartması ve oradan ayrıldıktan sonra bile 3 saat genzimizden gitmeyen mangal dumanı etkili olmuş olabilir :(
 
 
- Açma ve simitler
 
- Beyaz ve bitter çikolata soslu kurabiyeler
 
- Patates salatası
 
- Haşlanmış yumurta
 
 
- Zeytinyağı içerisinde marine edilmiş beyaz peynir
 
- Son olarak da bol köpüklü keyif kahvelerimiz, kuş lokumu eşliğinde :)

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Sezar Salata&Hardal Sos

Salatayı çok severim, hele nar ekşisi ile tatlandırılmış, görsel sunuma önem verilmiş, bir de üzerine tavuk parçaları konulmuşsa gerçekten bayılabilirim bile :) Yazlıkta mangal faslından sonra ızgara tavuk parçaları artınca böyle bir salata fırsatını da kaçırmak istemedim, özendirmiş gibi olmayayım ama, çok da lezzetli bir salata olduğunu hemen söyleyeyim.

Malzemeler:

- 1 parça ızgara tavuk
- 1 adet domates
- 1 adet salatalık
- 3-4 yaprak kıvırcık salata
- 1-2 dal maydanoz
- 1 tatlı kaşığı nar ekşisi
- 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
- tuz

Hardal sos için:

- 1 tatlı kaşığı hardal
- 2 tatlı kaşığı mayonez
- 2 tatlı kaşığı yoğurt
- 1 tatlı kaşığı limon suyu

Yapılışı: Tüm salatalık malzemeler güzelce yıkanır. Salata kasesinin dibine, kıvırcık salata yaprakları ince ince doğranarak, onun üzerine kabuğu soyulmuş ve yarım ay şeklinde dilimlenmiş domates ve alacalı soyulmuş salatalıklar yerleştirilir. Ayrı bir küçük kapta nar ekşisi, zeytinyağı ve tuz beraberce karıştırılarak salatanın üzerinde gezdirilir. Jülyen (ince dilimler) olarak kesilmiş tavuk parçaları da salatanın üzerine serpiştirilir. Sos için, tüm malzemeler içerisinde hiç topak kalmayacak şekilde karıştırılarak salatanın üzerine ilave edilir. (Yanında kepek ekmeği ile harika oluyor, benden söylemesi...)

14 Mayıs 2009 Perşembe

Ordu'dan Esintiler...

Bu aralar ellerim-kollarım hediye paketleri, kolilerle doldu :) Bir koli de Ordu'daki arkadaşım Güler'den geldi. Koliden neler mi çıktı; minik minik dağ çileklerinden yapılmış mis gibi çilek reçeli, incir reçeli, en hakikisinden mısır unu, Ordu'ya gittiğimde yediğim ve yediğim anda vurulduğum, normalin iki katı sütlü ve iki katı büyük tost ekmekleri, kızlar için çok şeker hediyeler. Güler'ciğim ne diyeceğimi bilemiyorum, ellerine kollarına sağlık, çok teşekkürler ama keşke bunları sen getirseydin :(

12 Mayıs 2009 Salı

Anneler Günü İkramları

Anneler Günü için yapıp götürdüğüm ikramların bir tanesi, daha önce yaptığımda babamın çok beğendiği ve tekrar yapmaya söz verdiğim susamlı kurabiye idi, bu sefer kalp şeklindeki kalıpla kestim. İkinci tercihimi de çikolatalı&muzlu pastadan yana kullandım.

Malzemeler:

- 2 katlı hazır pastaban
- 1 kutu Dr. Oetker sade pasta kreması
- 2,5 su bardağı süt
- 2 adet muz
- 1 çay bardağı damla çikolata
- 10 paket rulokat
- 100 gr. çikolata
- 100 gr. süt kreması

Yapılışı: Sade pasta kreması, 1,5 bardak soğuk sütle iyice çırpılarak hazırlanır. 24 cm'lik kelepçeli kalıbın ortasına pastabanın alt katı konulur ve çevresine rulokatlar dikey olarak sıralanır. Pastaban, yarım bardak sütle ıslatılarak hazırlanan kremanın yarısı üzerine yayılır. Krema üzerine 1 cm. eninde doğranmış muzlar ve damla çikolata yerleştirilir. Kalan kremanın tümü muzların üzerine yayılır. Pastabanın ikinci parçası da yarım bardak sütle ıslatılarak üzerine kapatılır. Pastanın üzerini kaplamak için çikolata ve krema, çikolata eriyince kadar beraber pişirilir ve biraz koyulaşması için buzdolabında soğutulur. Buzdolabında koyulaşan ganaj, pastanın her yerine dökülerek kaplanır. (Pastayı servis edene kadar buzdolabında tutmayı unutmayın.)

10 Mayıs 2009 Pazar

Anneler Gününüz Kutlu Olsun ...

Bütün annelerin, anne olmak isteyenlerin ve kendini anne hissedenlerin bu güzel ve anlamlı günlerini kutluyorum. Anneciğim, senin yarın kadar çocuklarıma annelik edebiliyorsam ne mutlu bana, seni çok seviyorum, çok çok da öpüyorum...

8 Mayıs 2009 Cuma

Bir Dondurma+Bir Resim ile Size Mutluluğun Resmini Yapabilirim...

Carte d'Or ile tanışma kahvaltımızdan bahsetmiştim. Ancak olay tanışma ile kalmadı, Carte d'Or'un hayatımıza küçük, sihirli dokunuşları hala devam etmekte. Anneler günü dolayısıyla öylesine güzel bir paket geldi ki, daha fotoğrafların dumanı tüterken sizlerle paylaşma ihtiyacı hissettim. Herşeyden önce organizasyonu ayarlayan ekibe teşekkür etmek istiyorum, ince nezaketleri ile kendimi özel hissettirdikleri için. Ben mutluluğun resmini çizerken, üzerine annemle çekilmiş fotoğrafın basıldığı kutu ve kurutulmuş çiçekleri de kullandım. (Bu süper fikri de ayrıca kutluyorum)

Mısır Unlu Yaprak Sarması

Daha önce hiç yemediğim ve bilmediğim, görümcemin mutfağında pişen ve çok beğendiğim bir lezzeti sizlerle paylaşmak istedim. Değişik alternatif ne yapabilirim diyenlere öneriyorum.

Malzemeler:

- asma yaprağı
- 2 adet iri boy soğan
- 1 su bardağı mısır unu
- 2 yemek kaşığı sıvı yağ
- 50 gr. tereyağ - tuz

Yapılışı: Taze asma yaprakları yıkanıp temizlendikten sonra kaynayan suyun içerisine atılarak, yaprakların rengi sararıp pörsüyünceye kadar haşlanır. (Salamura yaprak da olabilir, nispeten daha az kaynatılır.) Ayrı bir tavada rendelenmiş soğanlar, yağ içerisinde pembeleşinceye kadar kavrulur. Üzerine mısır unu eklenerek tekrar kavurmaya devam edilir. Üzerine su ve tuz ilave edilerek çok kalın bir bulamaç halini alacak (un helvası yapıyor gibi) kadar pişirilir. Sarmaların yapılacağı tencerenin dip tutmaması için altına 1-2 sıra yaprak serilir. Yapraklar, mısır unlu iç malzemeyle kare forma yakın (zeytinyağlı yaprak sarmasındaki gibi yuvarlak değil) katlanarak tencereye dizilir. Üzerini geçmeyecek şekilde su ilave edilerek kısık ateşte pişirilir. Pişmeye yakın tavada eritilen tereyağı sarmaların üzerine dökülür. Sıcak ve hafif sulu bir yemek olarak, tercihen sarımsaklı yoğurt ile servis edilir.

7 Mayıs 2009 Perşembe

Susamlı Kurabiye

Şimdi amma abartıyorsun, tüm yaptıkların da çok süper mi oluyor diyebilirsiniz. Ancak, şunu hemen söyleyeyim, bloga koymadan önce tarifler 2 kere sınavdan geçiyorlar. Birincisinde lezzet olarak çok sevmediklerim baştan kaybediyorlar, ikincisinde de fotoğraf olarak beğenmediklerim "geri dönüşüm kutusu"nu boyluyorlar. Bloguma girebilen bu çıtır güzellerin de hakkını yemeyeyim gerçekten çok güzel olmuşlardı, babamın "Pelit'in kurabiyelerinden güzel olmuş" yorumu ile de taçlandılar, hatta "az göndermişsin kızım" diyen babacığıma "anneler gününe 1 tepsi yaparım" diye söz bile verdim :)

Malzemeler:

- 1 paket margarin
- 1 adet yumurta
- 6-7 yemek kaşığı toz şeker
- 4,5 su bardağı un
- 2 su bardağı kavrulmuş susam

Yapılışı: Oda sıcaklığındaki margarin; toz şeker, yumurtanın sarısı ve un yumuşak bir kıvam elde edene kadar yoğurulur. Hamur düz bir zeminde açılarak kurabiye kalıplarıyla dilediğiniz şekil çıkartılır. Kalıpla şekil verilen kurabiyelerin üzerine önce bir fırça yardımı ile yumurtanın akı sürülür, daha sonra da kavrulmuş susama batırılır. (Kavrulmuş susam yoksa normal susamları bir teflon tavada yağsız olarak rengi pembeleşene kadar kavurabilirsiniz) Önceden ısıtılmış, 175 dereceye ayarlı fırında 15 dakika kadar pişirilir.

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Mercimek Salatası

Çoktandır yapmayı aklıma koyduğum, tadını haylice merak ettiğim ve ilk fırsatta da hemen yaptığım bir salata oldu. Gerçekten de lezzeti ve hafifliğiyle herkesin çok beğendiği mercimek salatasını artık sık sık soframa konuk edeceğim gibi görünüyor.

Malzemeler:
- 1,5 su bardağı yeşil mercimek
- 1 demet taze soğan
- 1/2 demet maydanoz
- 5-6 adet kornişon veya babycorn (taze minik mısır) turşu
- 3 yemek kaşığı dilimlenmiş yeşil zeytin
- 2 adet közlenmiş kırmızı biber
- 7-8 adet küçük acı biber turşusu
- 4-5 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 adet limonun suyu
- 1 yemek kaşığı nar ekşisi
- tuz

Yapılışı: Yeşil mercimek yıkanarak tencereye konulur. Üzerini 2-3 parmak geçecek kadar su ilave edilerek haşlanır. Pişen mercimeğin suyu süzülerek çukurca bir tabağa alınır. Taze soğanlar, maydanoz, turşu ve acı biberler ince ince kıyılarak üzerine ilave edilir. Diğer tüm malzemeler de eklenerek iyice karıştırılarak servis edilir.

5 Mayıs 2009 Salı

Yeni Bir Aile Toplantısı...

Efendiiimmm, çok şükür geçtiğimiz cumartesi gününü de boş atlamadık, yine evimde misafirlerimi ağırladım. Fazla kalabalık olmayan, hoş sohbetli sofrada, tadına halen doyamadığım bir toplantı oldu. Üzerine içilen kahveler ve bakılan kahve falları da hep güzel şeyler vaadetti bizler için :) Sevgili Dilek'in ağzına sağlık, hep kahveye beklerim artık...

- Çilekli Tiramisu

- Limonlu kek (üst süslemesi için bkz.)

- Susamlı kurabiye ve joker kurabiye

- Pırasalı Arnavut Böreği

- Mercimek Salatası

- Galeta ununa bulayıp kızarttığım misket köfteler
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...