27 Ocak 2009 Salı

Şeref Büryan Kebap Salonu

Özel kuyusunda çengele asılarak pişirilen "Büryan Kebabı"nı duymuşsunuzdur. Peki bunların içerisinden "Şeref Büryan Kebap Salonu" adını duydunuz mu? Duymadıysanız eğer, bir uğradıktan ve perde pilavı-büryan yedikten sonra, bir daha unutmayacağınıza eminim. Sıcacık pidenin üzerinde gelen lokum gibi pişmiş et harika ötesi... Perde hamurunun etrafına badem koymamışlardı ama (zaten tek eksikleri buydu) hamurunu ve pilavını çabucak sildik süpürdük. Bakır taslarda gelen ayranlarından da bahsetmemek haksızlık olur gibime geliyor. Görüntüsü ve kıvamı o kadar güzeldi ki Aslı'cığım kaşıkla içti ayranını :) Yolunuz Fatih Unkapanı taraflarına düşerse Eski Tekel Binası'nın arka tarafına düşen İtfaiye Caddesindeki bu kebap salonuna uğramanızı tavsiye ederim. Ayrıca bu caddede Siirt, Bitlis ve Van yöresine özgü her türlü baharat ve şarküteri ürünleri satan dükkanlar mevcut. Kadınlar Pazarı adı da verilen bu caddeden her yerde bulamayacağınız ürünleri de bulabilirsiniz. Şimdiden afiyet şeker olsun...

26 Ocak 2009 Pazartesi

Aşure

Her sene olduğu gibi bu sene de gelenek değişmedi ve en son aşure yapan yine ben oldum. Aslında bunun sorumlusu biraz annem, " aman kızım hepimiz aynı anda yapmayalım, sonra dolapta çok birikiyor." deyince önce kendisi, sonra teyzem ve en sonunda da ben aşure yapabildim. Bu sene de aşure zamanının bitmesine 2-3 gün kala yetiştirdim çok şükür. Aslında aşure yapımı zor değil, ama herşeyi ayrı ayrı kaynatılıp katıldığı için çok oyalıyıcı bir tatlıdır, ama bir o kadar da lezzetlidir.

Malzemeler:

- 1/2 kg. buğday
- 1,5 kg. toz şeker
- 1 su bardağı nohut
- 1 su bardağı kurufasulye
- 1 kahve fincanı pirinç
- 100 gr kuru kayısı
- 100 gr. çekirdeksiz kuru üzüm
- 1 su bardağı süt
- 1 yemek kaşığı nişasta
- 5-6 adet karanfil
- yarım çay bardağı gülsuyu
- 1 portakalın rendelenmiş kabuğu
- süslemek için arzu edilen malzeme (çam fıstığı, kuş üzümü, ceviz, fındık, badem, hindistan cevizi, tarçın vb..)

Yapılışı: Aşurelik buğday bir gece öncesinden büyükçe bir tencereye alınarak üzeri 4-5 parmak geçecek kadar su ile doldurulur ve bir taşım kaynatılır. Nohut ve kurufasulye de beraberce yıkanarak düdüklü tencerede 20 dakika kadar sade suda haşlanır. Ertesi gün, suyunu tamamen çeken buğdayların üzerine 2,5 lt. kaynar su ilave edilerek kısık ateşte (arasıra karıştırmak suretiyle) buğdaylar iyice pişene kadar, yaklaşık 2-2,5 saat pişirilir. Bu süre içerisinde tenceredeki su azalacağı için 2.5 lt. daha kaynar su ilave edilir. (Karışım çok çabuk taştığından tencerenin üzerini açık bırakın.) İlk 1 saat içerisinde tencereye iyice yıkanmış pirinç eklenir. Daha sonra portakal kabuğu rendesi, nohut ve kurufasulyeleri de buğday tenceresine ilave edilir. Bu arada kuru üzüm ve kayısılar küçük bir tencereye alınarak üzeri geçecek kadar suyla doldurulur ve 15 dakika kadar kaynatılır. En küçük cezve içerisine de 5-6 adet karanfilin üzerini geçecek kadar su konularak bir taşım kaynatılır. Kayısı ve üzümlerin suyu süzülerek ve kayısılar 4 parçaya bölünerek buğday tenceresine eklenir. Karanfil kaynatılan cezveden de bir çay süzgeci üzerinden suyu tencereye dökülür. Buğdayın pişmesine yakın şeker ilave edilerek 20 dakika daha kaynatılır. Bu arada tepeleme 1 yemek kaşığı nişasta 1 bardak sütün içerisinde eritilerek o da tencere içerisine katılır ve 10 dakika daha pişirilerek altı kapatılır. (Aşure, koyu bir çorba kıvamında olacaktır.) Aşure soğumadan kaselere paylaştırılır, soğuduktan sonra da üzeri arzu edildiği gibi süslenir.

15 Ocak 2009 Perşembe

Tavuklu Bulgur Pilavı

Bulgur pilavı dendiğinde, nedense soğuk kış günleri, tahta kaşık ve ayran gözümün önüne gelir. Hemen hemen her evde pişmesine ve çoğunluğun bilmesine rağmen, severek yediğim bu lezzetin de tarifini yazıp yayınlamak istedim. (Haa bir de fotoğraf hoşuma gitti, kıyamadım :) Aslında annem "kızım, bunun bir özelliği yok ki, herkes bilir bulgur pilavını" dese de google'da aratılan öylesine basit yemekler var ki, bu tarif de bilmeyenler ve mutfağa yeni alışanlar için gelsin :)

Malzemeler:

- 2 su bardağı pilavlık bulgur
- 2 su bardağı su+1 su bardağı tavuk suyu
- 2 adet orta boy kuru soğan
- 2 adet sivri biber
- 2-3 yemek kaşığı tereyağı
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 1 kase haşlanıp didiklenmiş tavuk eti
- arzuya göre 2 diş sarımsak
- 1 tatlı kaşığı tuz
Yapılışı: Tereyağı tencere içerisine alınarak eritilir. Yemeklik doğranmış soğanlar, biberler ve bütün haldeki sarımsak beraberce yağda kavrulur. Soğanlar pembeleştiği zaman salça eklenerek hepsi birlikte çevrilir. Tencereye kaynar haldeki su eklenir, 1-2 dakika ateşte tutularak üzerine ayıklanıp yıkanmış bulgur eklenir. 1 tatlı kaşığı tuz da ilave edilerek bulgurlar suyu çekene kadar pişirilir. Suyunu çekince pilavın hemen üzerine haşlanmış tavuk parçaları da konularak demlenmeye bırakılır. Üzerine pul biber dökülerek servis edilir.

13 Ocak 2009 Salı

Ekmek Pizzası

Kahvaltı sofrasına dair resimleri yayınlayınca, tarif talepleri de geldi. Görüntüler o kadar güzeldi ki, bu talepleri normal karşılıyorum, ama inanın ki lezzetleri de bir o kadar güzeldi. Tarifi aldığım gibi hemen yayınlıyorum, buyrun ekmek pizzasına...

Malzemeler:

- 9-10 dilim ekmek
- 2 adet yumurta
- 2 adet orta boy domates
- 1 adet yeşil biber
- 200 gr. kaşar peynir
- 5-6 dilim salam
- 2 yemek kaşığı dilimlenmiş siyah zeytin
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı
- arzu edilen baharatlar (kekik, nane, karabiber vb...)

Yapılışı: Yumurtalar derince bir kap içerisine kırılarak iyice çırpılır. İçerisine zeytinyağı, küp küp doğranmış domates, kaşar, salam ve ince doğranmış biberler ilave edilerek karıştırılır ve ekmeklerin üzerine yayılır. Sevdiğiniz tüm tatları malzeme listesine ekleyebilirsiniz. (Sucuk, sosis, mantar, kırmızı biber vb...) 180 dereceye ayarlı fırında kaşar peyniri eriyene kadar pişirilir. (Arzu edilirse ekmeklerin üzeri sulandırılmış salça ile de ıslatılabilir. Yediklerimizin üzerine sürülmemişti ama herhangi eksik bir tad da hissetmedim açıkçası.)

11 Ocak 2009 Pazar

Upuzuuuun Bir Kahvaltı :)

Yine bir misafir olduğum sofra, yeni bir kahvaltı sofrası. Muhteşem bir masaydı, sabah 11'de oturuldu, akşam 5'te başından kalkıldı. Canım arkadaşım herşeyi kolaylıkla hazırladığını söylese de, masası kendisini hep yalanladı. İki kere demlenen çayı, bol köpüklü kahveleri de teşekkürden nasiplenmeli bence. Hep ferah, hep güzel sofralara inşallah... Kendini aşıp brunch havasına girmiş menüde neler vardı diye merak ediyorsanız;

- Fındıklı-üzümlü kurabiye
 
- Müthiş lezzetli ekmek pizzası
 
- Peynirli tava böreği
 
- Tek kelimeyle ha-ri-ka mercimek köftesi
 
- Zeytin değil, zeytin reçeli. Evet evet yanlış duymadınız, zeytin reçeli. Kendi adıma beğendiğimi söyleyebilirim.
 
- Cevizli tulum peynir topları (Ceviz bu kadar mı yakışırmış tulum peynirine? Tam puan aldı benden vallahi.)

9 Ocak 2009 Cuma

Kedidili (Sauyer Bisküvi) ile Tiramisu



Tiramisuyu genelde pastaban ile pasta şeklinde yapıyorum, ama geçen gün markette gezerken hazır kedidili bisküvilerini görünce dayanamadım aldım ve arkasında yazan tarifi de aynen uyguladım. Herkesin, tabağındakini hemen bitirmesine göre beğenildi, bir çikolata delisi olan Aslı'cığım 4 dilim yedi. Herkese afiyetler...

Malzemeler:

- 1 paket kedidili bisküvi
- 1 kutu labne peyniri
- 1/2 lt. süt
- 2 adet yumurtanın sarısı
- 2 çay bardağı toz şeker
- 2 çorba kaşığı un - 1 adet şekerli vanilin

Şurubu için:

- 1/2 bardak sıcak su
- 1 çorba kaşığı süt
- 1 çorba kaşığı neskafe
- 1 çorba kaşığı toz şeker

Yapılışı: Büyük boy kare borcamın tabanına kedi dili bisküviler yerleştirilir. Şurup için gerekli malzemelerle neskafe hazırlanır ve bununla kedidili bisküviler ıslatılır. Muhallebisi için süt, yumurta sarıları, şeker ve un koyulaşana kadar kaynatılır. Ocaktan indirildiğinde içerisine labne peyniri ilave edilerek, peynir tamamen eriyene kadar karıştırılır. Hazırlanan krema ıslatılmış bisküvilerin üzerine dökülür. Kremanın üzerine çay süzgeci yardımıyla kakao serpilerek, onun da üzerine damla çikolatalar konulur. Buzdolabında 45 dakika kadar bekletilerek soğuk olarak servis edilir.

7 Ocak 2009 Çarşamba

Susam Mantolu Kek


Çoktandır denemek istediğim çeşitlemelerden biri de kekin yüzeyini susam ile kaplamaktı. Bayramda yaptığım keklerden birinde deneme fırsatını buldum ve de çıtır çıtır lezzetinden çok memnun kaldım. Tesadüf portakallı keke denk geldi, ama tahinli-cevizli kek susamla kaplanırsa çok daha güzel olur diye düşünüyorum, en kısa zamanda bunu da deneyeceğim. Benim gibi limonun, portakalın aromasına bayılıyorsanız buyrun tarife...
 
Malzemeler:

- 3 adet yumurta
- 1,5 su bardağı şeker
- 2,5 su bardağı un
- 1 su bardağından biraz az süt
- 1/2 su bardağı sıvı yağ
- 1 adet portakal
- 1 adet kabartma tozu
- 1 adet vanilin
- 50 gr. susam

Yapılışı: Yumurtalar ve şeker, karışım bembeyaz olana kadar çırpılır. Un, sıvı yağ, kabartma tozu ve vanilin de eklenerek karıştırılır. Ayrı bir yerde portakalın kabuğu rendelenir, suyu da sıkılırak bir bardağa konur. Portakalın suyunun üzerine süt konularak 1 su bardağına tamamlanır. Bu iki malzeme de karışıma eklenerek, hiç topak kalmayana kadar karıştırılır. Bu arada kek kalıbı iyice yağlanarak tüm yüzeye kavrulmamış susam dökülür. (Kalıbın iç yüzeyindeki yağlanmış her nokta mümkün olduğunca susam ile kaplanmalı.) Yağlanmış ve susam ile kaplanmış kalıba dökülen kek karışımı, önceden ısıtılmış 175 dereceye ayarlı fırında 40-45 dakika pişirilir.

6 Ocak 2009 Salı

Peynirli Poğaça


Daha önce ufak bir tarif değişikliğiyle çok yumuşak poğaçalar elde ettiğimi yazmıştım. Gerçekten de; önceki tarifimdeki yoğurdu krema ve sıvı yağı, tereyağ+sıvı yağ ile değiştirerek ağızda eriyen, yumuşacık, harika bir poğaça tarifine sahip oldum. Artık markette alışverişteyken elim 2-3 adet kremaya uzanır buluyorum kendimi, girdiği herşeye ayrı bir lezzet katıyor çünkü. 


Malzemeler:

- 1 adet yumurta
- 1 su bardağı süt kreması
- 125 gr. tereyağ (oda sıcaklığında)
- yarım çay bardağı sıvı yağ
- 1 adet kabartma tozu
- aldığı kadar un
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 2 yemek kaşığı sirke
 - arzu ettiğiniz iç malzemesi (peynir, kıyma, patates)

Yapılışı: Yumurtanın sarısı, poğaçaların üzerine sürülmek için ayrılarak ayrı bir kaba konulur. İç malzemesi haricindeki diğer tüm malzemeler (yumurtanın beyazı da dahil) karıştırılarak yumuşak, ele yapışmayan bir hamur elde edene dek yoğrulur. Hamurdan küçük bir mandalina büyüklüğünde parçalar koparılarak avuç içerisinde açılır. Açılan her bir parçanın içerisine hazırlanan iç malzemesi konularak ister yuvarlak, isterse de yarım daire şekli verilerek kapatılır. Yumurtanın sarısı fırça yardımıyla poğaçaların üzerine sürülür. Arzu ederseniz üzerine çörekotu, susam, haşhaş tohumu vb.. istediğinizden serpiştirebilirsiniz. 170 dereceye ayarlı fırında 20-25 dakika pişirilir.

3 Ocak 2009 Cumartesi

Yılbaşı Aperatifleri

Umarım bu yıl hepimize daha hayırlı bir yıl olur. Geçen yılın muhasebesini yaparsam eğer artılarıyla, eksileriyle hemen hemen nötr bir yıl oldu benim için diyebilirim. Yaptıklarımın yanısıra çok başarısız olduğum hedeflerim var. Ama başaramadıklarımı bu yılda gerçekleştirebileceğime dair tazecik filizlenmiş umutlarım da... Yılbaşı akşamı, diğer bloglarda gördüğüm harika yemek sofralarından hazırlayamadım malesef, çünkü akşama kadar çalıştım. Ancak yine de, annem-babam ve kardeşimden oluşan küçük grubumuza aperatif bir şeyler hazırlayabildim.

- İki renkli kuplar

- Beyaz ve bitter çikolataya buladığım trufflar

- Meşhur Arnavut Böreği

- Balık şeklindeki tuzlu tartöletlerde mısırlı ton balığı

- Her zamanki gibi patates salatası :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...