30 Aralık 2008 Salı

Umutlu Yeni Bir Yıl Dileğimle...

Belki sıradan bir yıldı kimileri için, bazıları için yıkıcı izlerle dolu. Kimi yuvasız kaldı, tutunacak dalsız, kimileri yeni umutlar taşıyarak yuvasını kurdu. Kimi en sevdiğini kaybetti, göz bebeğini, keşke ben gitseydim yerine dediği, kimileri en sevdiğine kavuştu, belki bir sevgiliye, belki uzun zamandır özlediği bebeğine. Kimi okul bitirdi, iş buldu, kimi işten çıktı ekmeğe muhtaç oldu. Kimi ev aldı, kiminin başına bomba düştü evsiz kaldı. Kimi çoktandır beklediği hayati organa kavuştu, yataktan kalktı, kimisi de sapasağlamken sakat kaldı. Kısaca dünya döndü döndü, herkese nasibini bıraktı. Umarım yeni yılda nasibimize güzel şeyler düşer. Ben kendi payıma; ağlayan çocuk, aç insan, yılgın anne-baba, umutsuz genç, kahrolası zalimler ve savaşlar kalmasın istiyorum dünyada. Yeni yılınız kutlu olsun... Not: Yukarıdaki muhteşem kurabiye ev benim eserim değil tabi ki, onu yapmak için 10 fırın ekmek yemem gerek. (Bunun sonucunu da düşünemiyorum doğrusu :) Resim buradan alıntıdır.

26 Aralık 2008 Cuma

Mırmır (Derya Kuzuları :)

Son zamanlarda balık nasıl da bollaştı, artık 3 liraya bile balık ziyafeti çekebilirsiniz. Balığın bollaştığını Sarayburnu ve Karaköy Köprüsü üzerinde yanyana sıralanmış olta balıkçılarının sayısından da anlayabilirsiniz zaten. Tepside yanyana sıralanmış balıklar da eşimin olta ile yakaldığı "Mırmır" denilen balıklar. Eşimden bir dipnotu da aktarayım; mırmır orta yağlı ete sahip olduğu için kızartması da güzel olurmuş, biz bir dahaki sefere bıraktık kızartmayı :)
 
 
Yanına arkadaş olsun diye havuçlu;domatesli (Not:Havuçlar domatesin altında :) salatayı da koydum ki, çok lezzetli olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Malzemeler:

- 9-10 adet mırmır
- 1 adet limon
- 2 adet büyük boy beyaz soğan
- 2 kaşık sıvı yağ

Yapılışı: Tepsinin zemini güzelce yağlanarak üzerine halka halka doğranmış soğanlar döşenir. Bunların da üzerine ayıklanıp yıkanmış ve tuzlanmış balıklar yerleştirilir. İnce olarak dilimlenmiş limon halkaları balıkların üzerine konulur. Bir fırçayla balıkların üzerine yağ sürülerek 200 dereceye ayarlı fırında üzeri kızarana ve suyunu salana kadar pişirilir.

24 Aralık 2008 Çarşamba

Avcı Böreği


Malzemeler:

- 2 adet yufka
- 12 dilim pastırma
- 6 dilim kaşar peyniri
- 3 adet orta boy domates
- 2 adet sivri biber
- 1 adet yumurta
- 2 yemek kaşığı yoğurt
- 2 yemek kaşığı sıvı yağ
- 1 su bardağı galeta unu
- kızartmak için sıvıyağ

Yapılışı: Sivri biberler ince ince dilimlenerek sıvı yağda öldürülür. Üzerine rendelenmiş domatesler ilave edilerek, domatesler suyunu çekene kadar pişirilir. Bu arada pişen pastırmalar da küçük küçük didiklenerek karışımın üzerine eklenir ve yağda iyice çevrilir. Yufka düz bir zemin üzerine serilir. Ayrı bir kapta 1 yumurtanın sarısı, 2 kaşık yoğurt ve 2 kaşık yağ karıştırılarak yufkanın üzerine sürülür ve diğer yufka da üzerine kapatılır. Bütün olan yufka 6 eşit parçaya ayrılarak, herbir üçgenin geniş olan kenarına pastırmalı harçtan, onun üzerine de bir tutam kaşar peyniri rendesi konularak, kalın bir sigara böreği sarar gibi sarılır. İyice çırpılmış yumurtanın akına batırılarak galeta ununa bulanır. Kızgın yağda, ancak çok harlı olmayan bir ateşte, içindeki kaşar eriyecek şekilde ve altın görünümünü alana kadar yavaş yavaş kızartılır. Sıcak olarak servis edilir.

22 Aralık 2008 Pazartesi

Kahvaltıyı Seviyorum :)

Kahvaltıyı gerçekten çok seviyorum, hazırlamasını da, yemesini de, masada saatlerce oturmasını da... Eğer zaman olarak iki ayağım bir papuca sığmazsa, yavaş yavaş mükellef bir sofra kurmak benim için bir hobidir. O yüzden kahvaltıya arkadaşlarımı ağırlamak için yaptığım hazırlıklar gözüme hiç görünmedi. Sohbet de çok güzeldi, güzel olan herşey gibi çabucak geldi-geçti, geriye hatıralarımız kaldı, bir de bu resimler.

- Gerçekten de çok lezzetli olan ayçöreği.

- Küçük bir tarif değişikliği ile şimdiye kadar yaptığım en yumuşak peynirli poğaça.

- Kahvaltı klasiği patatesli yumurta.

- Zeytinyağlı domates salatası.

- Peynir tabağı (Hellim, kaşar, beyaz, zeytinyağlı&çörekotlu tulum peyniri).

- Bal&kaymak.

- Bergamut&ayva reçelleri.

- Deniz kabuklarında dondurduğum tereyağı (kabukları çok yıkadım efendim telaş etmeyiniz :).

- Sofradaki tek etli ürün.

- Fırıldak zeytinlerimiz :)

- Çikolatalı ağız tadlandırıcıları (Cadburry finger).

18 Aralık 2008 Perşembe

Ayva Tatlısı

Ayva zamanı geldiğinde mutlaka denenmesi gereken bir lezzet bence. Daha önce dışarıda yediğimizde çok beğendiğimiz ayva tatlısını, evde yapınca daha da çok beğendik, şimdiye kadar neden denememişim hayret! Yapımı da bir hayli basit, deneyin, deneyin, deneyin :)

Malzemeler:

- 4 adet ayva
- 16 kaşık toz şeker
- 1,5 su bardağı su
- 8 adet karanfil
- servis için kaymak, fıstık tozu

Yapılışı: Ayvalar boylamasına ikiye bölünerek çekirdek yatakları çıkarılır. (Çekirdeklerin hiçbiri atılmayacak, özenle saklayın lütfen :) Tencereye düzgün oturabilmesi için alt kısmından küçük bir parça kesilir. 8 adet ayva, yayvan bir tencereye dizilerek ortalarına 2 kaşık şeker, çıkan çekirdekleri ve 1 adet de karanfil konulur. Tencereye 1,5 su bardağı su da ilave edilerek, önce bir taşım kaynatılır, daha sonra ocağın en kısık gözünde yaklaşık bir saat kadar (su azalıp kalınlaşana kadar) kaynatılır. Soğuduktan sonra kaymakla servis edilir. Ortasına elma rendeleyen, suya kırmızı renkli gıda boyası ekleyen de var, ama ben kendi sevdiğim şekilde servis ettim, dilerseniz diğer şekillerde de hazırlayabilirsiniz. Afiyet şeker olsun...

16 Aralık 2008 Salı

Bayram İkramları

Bayramda 2 gün büyüklerimizi ziyaret ettiysek, diğer günlerde, biraz da yeni eve geçtiğimizden dolayı evim akraba ziyaretleriyle doldu taştı, gelenlerin ayaklarına sağlık. Hemen hemen hergün fırında ayrı bir kek pişti, ikramlıklar daha çok tatlı ağırlıklıydı. Her çeşidi şöyle bir ucundan köşesinden resimleyebildim, tarifleri de gelecek inşallah...
 
- İrmik tatlısı

- Ayva tatlısı

- Kedidili ile tiramisu

- Susam mantolu portakallı kek

- Cevizli-tahinli kek

- Limonlu-frambuazlı kek

- Muska Böreği

- Tepsi tepsi yaptığım tuzlu pastane kurabiyesi

14 Aralık 2008 Pazar

Kurban Bayramı Soframız

Bayram geldi-gelecek dedik, hazırlıklar yaptık, sabırsızlıkla bekledik, doya-doya yaşadık, ama geldi, geçti, bitti. Hatta artık "geçmiş kurban bayramı" adını bile aldı. Hayatın gerçekliği burada zaten, bekleniyor, yaşanıyor ve bitiyor, Allah daha nice bayramlara eriştirsin inşallah hep birlikte. Her zamanki gibi kalabalık yediğimiz bayram sofrası, benim için bayramı bayram yapan ilk özellik. Bayramlaşma, 3 hane halkının sofrada buluşması, güle-oynaya yenen yemek, bayramlara has çok sevdiğim bir ritüel.

- Kavurmasız kurban bayramı olur mu hiç?

- Peki ya Arnavut ciğersiz?

- Nefis su böreği
 
- Her ikisinden de gerçekten koca bir kazan yapılan lahana ve yaprak sarması
-Salatlık ve domates turşusu

- Kırmızı biber turşusu

-Klasik bayram tatlımız baklava (kendisinden 3 tepsi yapılır)

5 Aralık 2008 Cuma

Bayram Çikolataları

Alışveriş merkezlerindeki şeker standlarına bayılıyorum, ama şekerden çok çikolata çeşitlerine. O küçük küreklerle kağıt poşete attıkça atasım geliyor, çikolatanın her türlüsü elinizin altında. Evde canımız tatlı birşeyler isteyip de çikolata aklımıza düşünce hemen yapayım dedim. Yapım gayet basit. Çikolata benmari şeklinde eritilir, içerisine elle kabaca ufalanan ceviz ilave edilir. İyice karıştırdıktan sonra kaşıkla yağlı kağıt üzerine aralıklı olarak konulur ve üzerine fındık, fıstık, hindistan cevizi vb.. serpiştirilerek çikolatanın donması beklenir, işte hepsi bu... Bayramda en çok sevdiklerinize, en sevdiğiniz tatlıları ikram etmenizi, en güzel sohbetleri yapmanızı, mutlu, umutlu ve sağlıcakla kalmanızı dilerim. Şimdiden herkesin bayramı kutlu olsun...

4 Aralık 2008 Perşembe

Yağlı Turşu (Çabuk Turşu)

Bayram yaklaşırken, et yemeklerinin yanına çok güzel giden, yenilen tatlıların ardından gelen baygınlık hissini yatıştıracak ve yapılması çok kolay bir turşu tarifi vermek istedim. Yapıldıktan hemen sonra, turşunun soğuması ile birlikte yenilebildiği için turşunun bir diğer ismi de "çabuk turşu". Buz dolabında 2-3 hafta dayanabiliyor, tabii yememeye dayanabilirseniz :) Bayram için yapın, afiyetle yiyin...


Malzemeler:

- 1 kg. üçburun biberi (Balıkkesir biberi de denen, ince kabuklu, alt kısmı sivri değil, üç parça halinde küt burunlu, bir çeşit çarliston biber.)
- 1 su bardağı ayçiçek yağı
- 1 su bardağı sirke
- 1 su bardağı su
- 10-12 adet sarımsak
- 5-6 dal maydanoz
- 1 yemek kaşığı tuz

Yapılışı: Yağ, sirke, su ve tuz yayvan bir tencereye konularak kaynatılır. Yıkanarak sap ve tohum yatakları alınan biberler 5-6'lı gruplar halinde kaynayan karışıma atılır. Ara-sıra maşa ile biberlerin üstlerine bastırılarak içlerine kadar karışımın tesir etmesi sağlanır. Biberlerin renkleri yeşilden sarıya dönene dek kaynatılarak bir borcama alınır. Tüm biberlere aynı işlem uygulandıktan sonra üzerine ayıklanmış maydanozlar serpiştirilir. Hala kaynamakta olan (ve suyu bayağı azalmış olan) karışımın içerisine halka halka doğranmış sarımsaklar atılarak 2-3 dakika daha kaynatılır ve suyu ile beraber biberlerin üzerine dökülerek soğumaya bırakılır. İnanın yazması, yapmasından daha uzun sürdü, yapımı ile lezzeti arasında ters orantı olan harika bir lezzet...

3 Aralık 2008 Çarşamba

Kızarmış Soğan Halkaları

Burger King'in en sevdiğim spesiyalidir "onion rings". Onun çevresi çıtır pane kaplı, içi ise yumuşacıktır. Şimdilik onun görüntüsünde ve lezzetinde bir kızarmış soğan halkası yapamadım, ama bu yaptığım tarifi de bir uygulayın derim. Balığın, etin yanına çok yakışacak bir lezzet oldu. Tek hayıflanmam, halkaları biraz ince doğradığım için, dilimlerin narin olmasıydı, bir dahaki sefere daha kalın dilimle diye aklımın bir köşesine yazdım. (Bir de kızartırken normal una bulamıştım, galete unu kullansam nasıl olurdu diye de merak ediyorum.)

Malzemeler:

- 1 adet iri boy beyaz soğan
- 2 kaşık yoğurt
- 1 su bardağı su
- 1 su bardağı un
- tuz, karabiber
- kızartmak için 1 su bardağı sıvı yağ

Yapılışı: Soğan zarından temizlenerek, yıkanır ve 1 cm. kalınlığında halka halka dilimlenir. Her bir dilim iç-içe olan halkalarından ayrılarak derince bir kaba aktarılır. Ayrı bir yerde 2 kaşık yoğurt su içerisinde eritilerek iyice karıştırılır ve soğanların üzerine dökülür. Tüm halkaların yoğurtla temas edilmesine özen gösterilerek 15-20 dakika kadar soğanlar marine edilir. Küçük bir tepsi içerisine un ve eklemek istediğiniz baharatlarlar eklenerek karıştırılır ve beklemiş olan soğan halkaları unlu karışıma bulanarak sıvı yağda kızartılır. Çok çabuk kızardığından hakim olunacak kadarını tavaya almanızda fayda var. Kızarmış olan soğan halkaları bir kağıt havlu üzerine alınarak fazla yağı süzdürülür.

1 Aralık 2008 Pazartesi

İkea'da Kahvaltı!

Kızlar İkea'yı çok seviyorlar. Dışarı çıktığımızda nereye gideceğimize dair onların fikrini sorsak cevap tek adres olarak "İkea" oluyor. Cumartesi ve pazar günleri çok kalabalık olmasına rağmen bu benim de işime geliyor, çünkü kahvaltılarını bir an önce sorunsuzca yiyip, oyun oynamak istediklerinden keyifli bir kahvaltı oluyor. Eğer kendinize oturacak bir yer bulabilirseniz :( kahvaltı tabağı 3 ytl. gibi cüzi bir miktar. Bu fiyatın içerisine 2 somun ekmek, omlet ve sınırsız çay da dahil. Börek, sosis ve sucuk tabağı gibi ekstraların herbiri ise 2 ytl. Çocuklu aileler için oyun havuzu mevcut, çevresindeki bankoda yemeğini yiyen ve oyun sırasında çocuğuna yediren aileler için çok ideal. Kahvaltı 9-11 arası, daha sonrasında kahvaltı tabağı alma şansınız yok, normal menüden seçim yapmak zorundasınız. İkea'da hiçbir ürünü bakmadan, ellemeden, incelemeden almıyorsunuz. Çocuklar için tüm satılan ürünlerden deneme amaçlı standlar hazırlanmış. Çocuklar ana okulundaki gibi yazmaya, çizmeye, oynamaya doyarak en çok beğendikleri oyuncakları alıyorlar. Ayrıca diğer ev eşyaları bölümünü gezen çocuklu aileler düşünülerek, bölümlere hata bulmaca, elle boyama, resim yapma gibi basit bilgisayar oyunları oynayabilecekleri oyun köşeleri hazırlanmış. (Aile alışverişine devam ederken çocuk onunla oyalansın diye, ancak oyunun başından nasıl kaldırılacağı konusunda hiçbir şey düşünülmemiş :) Kısaca biz İkea'yı 3-4 saat hiç sıkılmadan zaman geçirecek kadar çok seviyoruz :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...