28 Ağustos 2008 Perşembe

Hardal Soslu Patates Salatası

Uzun zamandır yapmak istediğim bu salatayı en sonunda kalabalık bir misafir grubunu ağırlayabildiğimde yapmak için bir fırsatım oldu. Açıkça söylemek gerekirse, gün sonunda en fazla kalan yemek oldu, özellikle çocuklar hiç el sürmediler. Nedeni, içindeki malzeme içerisinde tad olarak, hardalın en baskın olmasıydı kanımca :)

Malzemeler:

- 10 adet orta boy patates
- 3 çorba kaşığı krem peynir
- 1 çorba kaşığı hardal
- 2 su bardağı yoğurt
- 3 çorba kaşığı mayonez
- 2 çorba kaşığı zeytinyağı
- karabiber

Yapılışı: Patatesler tuzsuz olarak haşlanıp soyulur. Diğer tüm malzemeler homojen bir karışım elde edene kadar karıştırılarak halka halka doğranan patateslerin üzerine dökülür. Krem peynir ve hardal tuzlu bir tat verdiği için tuz eklenmiyor. Sosun daha koyu olmasını isterseniz biraz daha krem peynir ekleyebilirsiniz.

26 Ağustos 2008 Salı

Yaza Veda Partisi :)

Yaz bitmeden ve Ramazan gelmeden son bir kez davet etmek istediğim arkadaşlarımla çok şükür bir araya gelebildik. Yazlığın terasında gönlümüzce yayılıp gülüştüğümüz, ama bazen de arıların saldırısından kendimizi kurtaramadığımız bir gün oldu :( Günün tek kötü yanı Zuzu'cuğumun gelememesi oldu. (Olsun ama kalbimizdeydin Zuzu :)
 
Kızlardan aldığım yardımla herşeyi zamanında yetiştirebildim ama sıra fotoğraf çekmeye gelince makinamın şarjı bittiği için az fotoğrafla yetinmek zorunda kaldım malesef. (Not: Şarjım bitip de üzülünce sevgili Dilek "Yanımda makinem var, dur ben de çekip sana atarım." deyince post daha da zenginleşti, teşekkür ederim Dilek'ciğim. Bazı fotoğraflar sonradan eklenmiştir.)
 
Sofranın genel görünümünden sonra bir de neler yapmışız onu sıralarsak;
 
- Limonlu Kek (tarifi blogdaki limonlu kek tarifinden biraz daha farklı muhteşem tada sahip bu kekin tarifini daha sonra vereceğim.)
 
 
- Hamsili ekmek
 
- Dereotlu-peynirli poğaça
 
- Nerdeyse yemek için Alaçatı'ya gitmeye karar verecek kadar canımın çektiği kabak çiçeği dolması :)
 
- Hardal soslu patates salatası
 
- Son zamanlarda davet sofralarının baş tacı olan kısır

21 Ağustos 2008 Perşembe

Yumurtalı Çiğ Köfte (Etsiz Çiğköfte)

Ofiste bir bayram havası esti, neden çünkü yumurtalı çiğ köfte partimiz vardı. Sevgili Aynur'dan tüm ofis olarak meşhur çiğ köftesini talep edince sağolsun, erken kalkıp yapmış. Elleri dert görmesin süpper olmuştu, şimdi de diğer meşhur lezzeti olan haşhaşlı çöreğini bekliyoruz ona göre Aynur'cuğum :)

Malzemeler:
 
- 2,5 su bardağı köftelik bulgur
- 5 adet yumurta
- 1 adet orta boy soğan
- 3 adet olgun domates
- 1 tatlı kaşığı biber salçası
- 1 su bardağı isot
- yarım demet taze soğan
- yarım demet maydanoz
- 2 diş sarımsak
- 4-5 yemek kaşığı zeytinyağı
- tuz, karabiber, nane
 
Yapılışı: Yumurtalar ayrı bir kapta iyice çırpılarak zeytinyağında omlet yapar gibi pişirilerek ılınmaya bırakılır. Kuru soğan ve sarımsak çok ince olarak kıyılır. (Daha kolay olması açısından rondodan da geçirilebilir, ancak çok fazla sulanmamasına dikkat edilmelidir) Domateslerin de kabuğu soyularak ince ince doğranır. Köftelik bulgur temizlendikten sonra geniş bir tepsiye alınarak yumurta, taze soğan ve maydanoz haricindeki tüm malzemeler ile yoğrulur. Yumurtalı çiğ köftenin özelliği; su ile ıslatmadan, içindeki malzemelerin suyu ile bulgurun şişmesini sağlamaktır. Eğer bulgurun sert kaldığını düşünüyorsanız, elinizi ıslatarak yoğurma işlemine devam edebilirsiniz. Bulgur istenilen kıvama geldiğinde pişen yumurta, ince ince doğranmış taze soğan ve maydanozu da ekleyip köfteyi iyice harmanlanır. Elde köfte şekli verilerek marul ile servis edilir. Yumurtalı çiğ köftenin içerisine limon konmadığı için yerken üzerine limon sıkılması adettenmiş, benden söylemesi...

18 Ağustos 2008 Pazartesi

Şekerpare


Şekerpare dendiği zaman ilk çağrışım yapanlar; annem, bayram ve kuru fasulyedir. Ne alaka diye sorarsanız; annemin şekerparesi çok güzel olur. Her bayram annemin bayram menüsü de klasiktir; mercimek çorbası, etli kuru fasulye, tavuklu pilav ve şekerpare+kadayıftır. Yaptığım şekerparenin tadı güzeldi (annem "aferin benim kızıma, bak isteyince nasıl oluyormuş." diye beni onurlandırsa da), anneminki kadar güzel değildi. Tarif onun tarifiydi ama sanırım tadının aynı olabilmesi için anne elinin değmesi gerekiyordu :)
 
Malzemeler:
 
- 1 paket margarin (oda sıcaklığında)
- 1 su bardağı pudra şekeri
- 4 yemek kaşığı irmik
- 3 yemek kaşığı hindistan cevizi
- 3 adet yumurta
- 5 su bardağı un
- 1 adet şekerli vanilin
- 1 adet kabartma tozu

Şerbeti için:

- 3 su bardağı şeker
- 3 su bardağı su
- 3-4 damla limon suyu

Yapılışı: Bir yumurtanın sarısını tatlının üzerine sürmek için ayırdıktan sonra kalan tüm malzemeler beraberce yoğrularak yumuşak bir hamur elde edilir. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılarak kurabiye yapar gibi tepsiye dizilir. Hepsinin üzerlerine birer fındık yerleştirilerek üzerlerine yumurtanın sarısı sürülür. Önceden ısıtılmış 170 dereceye ayarlı fırında üzerleri hafifçe kızarana kadar pişirilir. Şerbeti için; 3 su bardağı şeker ve 3 su bardağı su küçük bir tencerede kaynatılır. Şerbet kaynayınca limon suyu ilave edilerek kısa bir süre daha kaynatılır ve ılınmaya bırakılır. Şekerpareler piştiği zaman fırından çıkarıp 3-4 dakika bekledikten sonra ılık olan şerbet şekerparelerin üzerinde gezdirilerek dökülür. Üzerine başka bir tepsi kapatılarak kurabiyelerin, şerbeti çekmesi sağlanır. Soğuk olarak servis edilir.

15 Ağustos 2008 Cuma

Nohut Piyazı

Kaç zamandır nohut salatasını denemek istiyordum, en nihayet yapabildim. Lezzetli olacağını tahmin ediyordum, ama bu kadarını düşünmemiştim. Hele ki ertesi güne kalan az bir parçası bir lezzet şölenine dönüşmüştü. Demek ki neymiş; nohut salatası buzdolapta, sızma zeytinyağı ve sirke içerisinde yan gelip yatmayı çok seviyormuş...
 
Malzemeler:

- 1 su bardağı nohut
- 1 demet taze soğan
- yarım demet maydanoz
- 2 adet haşlanmış yumurta
- 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
- 1 yemek kaşığı elma sirkesi
- tuz

Yapılışı: Nohutlar bir tencere içerisine konularak, üzerini 3 parmak kadar geçecek su içerinde bir taşım kaynatılır ve yarım gün şişmeye bırakılır. İçerisindeki suyu tamamen çekip neredeyse 2 katına ulaşan nohutlar, düdüklü tencere içerisine alınarak 25 dakika kadar pişirilir. Pişen nohutların kabukları ayıklanır (bence işin en zahmetli yeri burası :) Taze soğan, maydanoz ve haşlanmış yumurta iri olarak kıyılır ve haşlanmış nohutla harmanlanır. İçerisine zeytinyağı, tuz ve sirke de ilave edilerek servis edilir.

13 Ağustos 2008 Çarşamba

Frappe

Yazın bunaltan sıcaklarında "sıcak kumlardan serin sulara atlamak" misali ferahlamak istiyorsanız ve nescafeyi de seviyorsanız bu lezzeti sizin için kaçırılmaz bir fırsat olarak önerebilirim. Yapımı da çok basit, hep çay alternatifinden sıkıldıysanız, buyrun frappe alternatifine...

Malzemeler:

- 1 su bardağı soğuk süt
- 1 yemek kaşığı nescafe
- 2 yemek kaşığı toz şeker
- 4-5 parça buz

Yapılışı: İster tüm malzemeleri blenderden geçirin, isterseniz de bir shaker içerisinde iyice çalkalayın, tüm işlem bu. Ne kadar çok çalkalarsanız o derece köpüklü olacaktır, bu da onun makbulü. Arzu ederseniz üzerine çikolata sosu da dökebilirsiniz. Afiyet şeker olsun...

11 Ağustos 2008 Pazartesi

Mangal Keyfi

Biliyorum bu aralar biraz fazla bahçe ve mangal keyfi başlıklı yazılarım oldu, ama bu son. (Haa bir de kızlar bizde toplanacak ama o mangal partisi olmayacak:) Yemekte asıl şeref konuğumuz, henüz 3 haftalık yeğenim kuzucuk "Eren"di. Beyefendi halasına 40 uçurmaya geldi. (Daha doğrusu yarı 40 diyelim:) Yaptıklarımdan tadamadı şimdilik ama ileride o da olur inşallah.

- Karışık mangal tabağı (özellikle köfteleri ben yoğurdum diye söylemiyorum, harika olmuşlardı, bir tane bile kalmadı:)

- Garnitürlü pilav

- Anneciğimin yaptığı harika peynirli kol böreği

- Közlenmiş kırmızı biber

- Nohut piyazı

- Çabuk turşu

- Günün tatlı prensesi şekerpare

8 Ağustos 2008 Cuma

Mantar Graten

Bayılırım mantar gratene, ne zaman dışarıda bir yemek yesem sıcak meze olarak birinci tercihimdir. Evde bir çok denememde hüsrana uğradım, çünkü o güzelim, kar gibi mantarlar kavrulduğu zaman kapkara oldular. Tadı açısından sorun olmasa da, görüntü hiç de göze hitap etmiyordu. Taa ki, mantarları konserve yaparken, birazını da mantar graten yapayım diye düşünene kadar. Limonlu suda haşlanan mantar rengini hiç kaybetmiyor, olleyyyy!.. ( 3. fotoğrafı, mantarın rengini nasıl koruduğunu göstermek için çektim :)

Malzemeler:

- 400 gr. kültür mantarı
- 50 gr. kaşar peyniri
- 2 su bardağı su
- 1 adet limon
- tuz, karabiber

Yapılışı: Küçük bir tencere içerisine su ve 1 limonun suyu konulur. Mantarların herbiri, bıçakla dip kısımlarından şişkin kısımlarına doğru olmak üzere zarları soyularak temizlenir ve güzelce yıkanır. (Mantarı ovarak yıkamak çok önemli, çünkü tamamen gübre içerisinde yetişiyorlar.) Mantarlar saplarını kesmeden ve parçalara ayırmadan bütün olarak tencere içerisine atılır ve su sapsarı olup fazlalaşana, mantarlar da suyunu kaybedip küçülene kadar yaklaşık 20-25 dakika kadar haşlanır. (Yarım kiloya yakın olmasına aldanmayın, haşlanınca bir avuç kalıyorlar.) Suyu süzülüp fırın kabına alındıktan sonra üzerine tuz ve karabiber dökülerek harmanlanır ve rendelenmiş kaşar peyniri serpiştirlerek fırına verilir. 170 dereceye ayarlı fırında üzeri kızarana kadar pişirilir. (Tarifte hiç yağ yok farkındayım, ben bu tarifte hiç yağ kullanmıyorum.)

6 Ağustos 2008 Çarşamba

Mozaik Pasta


Yazın şu sıcak günlerinde, bisküvinizi çaya batırarak yemek yerine, soğuk soğuk dondurma gibi yemek çok daha ferahlatıyor insanı. Hazırlaması da çok basit, bir de donmasını beklemek olmasa... Kızlar çok seviyorlar bunu, ben de onları tabii :) O yüzden sık yapılanlar listesine giriyor mozaik pasta, haydi siz de bebeleri sevindirin!..
 
Malzemeler:

- 1/2 kg. petibör bisküvi
- 1 su bardağı süt
- 50 gr. tereyağı
- 4 yemek kaşığı kakao
- 1 adet limon veya portakal kabuğu rendesi
- 6 yemek kaşığı toz şeker
- 1 adet şekerli vanilin
- 1 adet yumurta
- 1 su bardağı iri kıyılmış ceviz
 
Yapılışı: Bisküvilerin tümü çok çok küçük olmayacak şekilde ufalanır. Tereyağı eritilerek diğer tüm malzemeler ile birlikte homojen bir karışım elde edecek şekilde yoğrulur. Arzu edilen bir kek kalıbı veya borcam içerisine naylon poşet veya streç folyo döşenerek tüm karışım içerisine dökülür. Buzlukta 4-5 saat bekletilerek dondurulur. Servisten 15 dakika önce dolaptan çıkarılır ve dilimlenerek servis edilir.

4 Ağustos 2008 Pazartesi

Küçük Bir Kahvaltı Sofrası ve Anneanne Kurabiyesi

En sevdiğim gün Çarşamba, en doya doya yaşadığım gün ise Pazar. Neden Çarşamba bilmiyorum, belki o gün doğduğum için olabilir (aynı düz mantıkla gidersem, en sevimsiz gelen gün de Salı, acaba o gün mü öleceğim? :) Neden Pazar sorusuna gelince bir kere erken kalkma derdim yok, ikincisi iki ayağım bir papuca girmeden dilediğim gibi kahvaltı hazırlayabiliyorum, üçüncüsü de hafta içinde aklıma takılıp da yapamadığım her türlü tarifi deneyebiliyorum. Bu kurabiyeler de denemeyi isteyip de fırsat bulamadıklarımdan. Kurabiyeler benim anneannemin değil, Portakal Ağacı'ndan sevgili Hatice'nin komşusunun anneannesinin tarifi, ismini değiştirmeyi istemedim. Tadına gelince yumuşacık, ağızda dağılan kurabiyelerden oldular. Tek dezavantajı; içine yoğurt ve yumurta giren tüm kurabiyelerde olduğu gibi, çabuk bayatlaması, fazla dayanmaması.



Malzemeler:

- 1 paket margarin (oda sıcaklığında)
- 1 su bardağı yoğurt
- 6 su bardağı un
- 1,5 su bardağı toz şeker
- 1 adet şekerli vanilin
- 1 adet kabartma tozu
- 2 adet yumurta
Yapılışı: Un hariç diğer bütün malzemeler karıştırılır. Hamurun kıvamını tutturabilmek için un azar azar eklenerek sürekli yoğurulur. Hamur, ele yapışmayacak ve yumuşak kıvamı alınca ceviz büyüklüğünde parçalar koparılarak, simit yapacakmış gibi uzun çubuk şekli verilir (yaklaşık 20 cm.) ve çubuğun bir ucunu hafifçe kıvırılarak diğer ucu bunun etrafına dolanır. Yağlanmış tepsiye dizilip üzerlerine yumurta sarısı sürülür ve toz şeker serpilir. Önceden ısıtılış 200C kızgın fırında kurabiyelerin üzerleri kızarana kadar pişirilir.

1 Ağustos 2008 Cuma

Meyveli Tartöletler

Pasta malzemesi satan dükkanlarda görmüşsünüzdür, 60'lık kutularda küçük tartölet, 15'lik kutularda da büyük tartöletler satılıyor. Benim de sadece büyük tartölet kalıplarım olduğu için ve bir de küçük kalıpları alırsam mutfakta dönecek yer kalmadığı için, küçüklerinden alıp denemeye karar verdim. Çok lezzetli olması, uzun zaman dayanabilmesi ve evde olduğu müddetçe 10 dakikada şip-şak hazırlanabilmesinden dolayı çok pratik bulduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.



Malzemeler:

- 20 adet hazır, küçük, tatlı tartölet
- 10 adet bütün çilek
- 5 adet reçel incir
- 2 yemek kaşığı soğuk jöle

Krema için:

- 250 ml. süt
- 1 çay bardağı toz şeker
- 1/2 çay bardağı un
- 1 tatlı kaşığı nişastası
- 3 adet yumurta sarısı
- 1 adet şekerli vanilin

Yapılışı: Kremayı hazırlamak için, bütün malzemeler tencere içerisine konularak sürekli karıştırmak suretiyle puding kıvamına gelene kadar pişirilir ve soğumaya bırakılır. Krema soğuduktan sonra, herbirine 1'er yemek kaşığı olmak üzere tartöletlere paylaştırılır. Arzu edilen meyvelerle süslenerek, meyvelerin üzerine çay kaşığı ile azar azar jöle dökülerek meyvelerin pörsümemesi sağlanır. Ben jöle yerine incir reçelinin suyundan üzerine döktüm, bu şekilde de tercih edebilirsiniz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...