25 Mayıs 2012 Cuma

Menemen


Evimizde ne zaman yemek olmasa veya ne istediğimize bir türlü karar veremesek hemen iki alternatif aklımıza gelir; Menemen veya Kumpir :) Hele yaz geldi mi taze ve mis kokulu domatesten yapılmış menemene kim hayır diyebilir ki? Her evde yapılan menemen o eve münhasırdır. Kuzenim içerisine mutlaka soğan da doğradığı ve pek severek yediklerini söyler. Annem domatesi rendelemez, iri parçalar halinde doğrayıp pişirir, hatta suyunu fazla çektirmez, tam ekmek banıp yemeliktir. Kimi yumurtayı çırpmaz, domates ve biberlerin aralarında hafif çukurlar oluşturarak yumurtayı oraya kırarlar. Ama hepsinde de ortak olan bir tarz vardır; taze ekmekle banarak yemek :) Ben kendi usulümde yaptığım menemenin tarifini yazıyorum, bakalım beğenecek misiniz?

Malzemeler: (Kişi başı)

- 1 adet iri boy domates
- 1 adet çarliston biber
- 1 adet yumurta
- 1 tatlı kaşığı sıvıyağ
- tuz, karabiber

Yapılışı: Domatesler yıkanıp rendelenir, Çarliston biberler yıkanarak minik minik doğranır. (4 kişilik bir aile için hazırladığımda biberleri aynı cins değil, 1 adet çarliston, 1 adet sivri, 1 adet kırmızı biber olarak karıştırıyorum, daha çok seviyorum lezzetini) Bir tavaya sıvıyağ konularak kızdırılır. Yağ kızdığında içerisine minik doğranmış doğranmış biberler eklenerek bir süre yağda çevrilir. Biberler canlı rengini kaybednce üzerine rendelenmiş domatesler eklenir. Domates iyice suyunu çekene kadar pişirilir. Üzerine ayrı bir kapta kırılıp, çırpılan yumurtalar, tuz ve biber de eklenerek 3-4 dakika daha pişirilir ve  sıcak sıcak servis yapılır.

24 Mayıs 2012 Perşembe

Jelibon İle Hep Birlikte Eğlenje :)


Anneler Günü öncesinde, yiyecek-içecek alanında faliyet gösteren Kraft Foods'tan "Jelibon ile Hep Birlikte Eğlenje" etkinliğine davet alınca, uzun zamandır jelli şekerler hakkında kafamda oluşan sorulara cevap bulmak ve kızım açısından değişik bir gün olması umudu ile bu etkinliğe katıldım, öylesine güzel zaman geçirdik ki, özellikle kızım açısından iyi ki katılmışım diyorum :) Aynı gün saat öğle "Tukaş Lezzet Sihirbazları Yarışma Finali" olmasına rağmen, her ikisine de yetiştim, kendimi tebrik ediyorum :)

Güzel bir kahvaltı ile başladığımız gün, çocukların bahçeye alınması ve biz annelerin soruları ile devam etti. Anneler merak ettikleri her soruyu sorarken, çocuklara da bahçede sihirbaz gösterisi ve faliyetler vardı süpriz olarak.
                                          

Aslında Kraft Foods, Jelibon, Tofita, First, Falım, Patos, Milka, Toblerone, Missbon ve Olips ile zaten evimizden biriymiş :) Şaka bir yana, sağlığa çok zararlı olduğu ve domuz eti türevli olasılığı ile yaklaşık 1 yıldır eve jelatin içerikli şeker sokmuyordum. Bu konu tabii ki masaya yatırıldı. Öncelikle bu konuda hassasiyeti olanlar için; jelibon tamamen "helal et" kapsamındaki hayvanlardan elde ediliyormuş. İçeriğinde yapay renklendirici ve katkı maddesi yerine bitki özlü renklendirici kullanılıyormuş ve daha da lezzetlenen tadını ise çilek, elma, ananas, portakal, limon ve ahududu sularından alıyormuş. En çok sevdiğimiz Ayıcık ve Minimeyveyi rahatlıkla yiyebileceğiz yani, tabii abartmadan :)

Mekan olarak İstanbul Atlı Spor Kulübü bünyesindeki Doru Restaurant'ın seçilmesi bizim için çok isabetli oldu. Atları çok seven, her fırsatta parklardaki küçük parkurlarda at üzerinde küçük turlar atmak isteyen kızım için bulunmaz nimetti, atların yanından uzun zaman alamadım küçük hanımı :)


Kahvaltıdan sonra çocuklar bahçeye alınmıştı demiştim ya, işte o ara biz anneleri pek yanlarına almak istemediler, çünkü bizlere süprizleri vardı. Her çocuk annesine kendi Anneler Günü hediyesini yaptı, şık kutular içerisinde de hediye etti. Kendi seçtiği canlı renklerden, kelebek ve uğur böceği boncuklardan doğaya olan aşkı anlaşılıyor sanırım :) 

Yarışmaya yetişebilmek için erken çıktığımızdan katılamadığımız bir faliyet daha vardı Aslı'cığımın içinin gittiği; Sevgili Aylin'in yardımları ile minikler pasta ve limonata da yapmışlar, bize kısmet değilmiş.

Böyle güzel bir etkinliğe imza atan Kraft Foods'a, başarılı bir organizasyon hazırlayan Excel İletişim'e ve onca çocukla baş eden cici ablalarımıza teşekkürler...

16 Mayıs 2012 Çarşamba

İki Peynirli Fırın Mantar


İnci Özgöz'ün Stüdyosu'ndan ellerimizde, içerisinde yediğimiz yemeklerden birinin malzemeleri olan nostaljik filelerimiz ile eve döndüğümüzü anlatmıştım. Yediğim lezzet öylesine aklımda kalmıştı ki hemen ertesi gün yaptım, pek de güzel oldu. Ben sadece minik bir değişiklik yaparak, herbir mantarın göbeğine nohut büyüklüğünde tereyağı ekledim. Sofrada ara sıcak ne yapayım diye hiç düşünmeyin, hemen bu tarifi deneyin...

Malzemeler

- 10-12 adet büyük boy mantar
- 3-4 dal taze nane (veya fesleğen)
- 1 çay bardağı kaşar peyniri
- 1 çay bardağı tulum peyniri
- herbir mantarın göbeğine nohut büyüklüğünde tereyağı

Yapılışı: Taze nane ince ince kıyılarak rendelenmiş peynirlerle karıştırılır.Mantarlar, nemli bir bezle silinerek kabukları soyulduktan sonra göbek kısımları çanak şeklinde çıkarılır. Herbirinin göbeğine minik parça tereyağı konulur. Hazırlanan peynir karışımı mantar çanaklarına paylaştırılarak fırın kabına yerleştirilir. (Ben artık elim-ayağım olan Philips Airfryer'de 10 dakikada pişirdim, 12. dakikasında yedim :) Eğer Philips Airfryer yoksa, 180 dereceye ayarlı fırında, peynirler eriyen kadar pişirilir.

15 Mayıs 2012 Salı

Knorr ve Hayata Minik Dokunuşlar


Dün iş dönüşü azıcık bahçe işi ile uğraştım :) Knorr'dan mis gibi toprak kokulu bir süpriz beni bekliyordu; şirin bir saksı, içerisinde toprağı ve fesleğen tohumları. Üzerimi bile çıkarmadan tohumları ektim, şimdi ilk filizlerin yolunu gözlüyorum, çıkacak yaprakları koparmaya kıyabilir miyim onu da bilmiyorum ;) Güzel jesti için Knorr'a teşekkürler....

8 Mayıs 2012 Salı

İnci Özgöz'ün Stüdyosu'nda Hotpoint Luce Serisi İle Tanıştık


Geçen hafta yemek stilisti İnci Özgöz'ün sıcacık, samimi atmosferli "eat.drink.shoot studio" isimli yemek stüdyosuna davetliydim. Sevgili İnci Özgöz'ün marifetli ellerinden çıkan Hotpoint Luce Serisi Ankastre ürünlerinde pişen birbirinden güzel yemeklerden yedik, yemek ve fotoğraf üzerine koyu sohbetlere daldık. Kısaca diyebilirim ki çok güzel saatler geçirdik, zaman nasıl geçti anlamadım inanın :)

Hotpoint Luce Serisi'nin özellikleri hakkında da bilgi aldık bu arada. High Definition teknolojisi ile daha düşük enerji ile tam kıvamında çabuk pişen yemekler pişirmek mümkün. Üstelik tek tuşla tüm otomatik programları kontrol edebilecek kadar pratik. Ledli aydınlatma sistemi ile de fırın kapağını açmadan da pişen yiyecekleri kontrol etmeniz kolaylaşmış.


İnci Hanım bizlere neler yapmıştı neler, kahveci tepsisinde shot bardakları içerisinde ikram edilen Damla Sakızlı Zerdeçallı Mercimek Çorbası tatları ve sunumu ile bizleri değişik yemeklerin beklediğinin habercisiydi :)


Maş Salatası, Tane Hardallı Patates Salatası, Tabbule ve Yeşil Soslu Göbek Salata'yı top kek görünümündeki muhteşem lezzetli Soğanlı Ekmek ile doya doya yedik desem ;)


Kaymaklı Büzme Börek masanın ilk ara sıcak konuğuydu.


Kaşar Peynirli Hurma benim için biraz fazla tatlı geldi, aklıma kuru erikle daha bir mayhoş tat elde edebilir miyim acaba diye gelmedi değil hani.


Rokfor ve tulum peynirli, reyhanlı mantar benim favori lezzetlerimden oldu.


Limonlu Tavuk şa-ha-ne idi, başka bir söze gerek yok.


Kapanış serin bir tatlı ile, Vişneli ve Kayısılı Pelte ile oldu, ben kendi tercihimi vişneliden yana kullandım, hiç de pişman olmadım :)


Ayrılırken nostaljik filemiz "Fırında Mantar" yemeğinin malzemeleri ile, zihnimiz güzel hatırlanacak anılar ile doluydu. Bizleri en güzel şekilde ağırlayan Sevgili İnci Özgöz, Hotpoint ve MPR Halkla İlişkiler'e çok teşekkürler...

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Sanpellegrini Cafe Society Fotoğraf Yarışması


Sanpellegrino Meyveli İçecekler, Cafe Society Fotoğraf Yarışması ile tüm fotoğraf severlerin yaratıcılık ve yeteneğini destekliyor. Başkanlığını Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf Bölüm Başkanı Prof. Murat Şen’in yaptığı yarışma jürisinde; Time Out Dergisi Yazı İşleri Müdürü Elif Eren Altınarık,  ünlü Fotoğraf Sanatçısı Mehmet Turgut, ünlü Moda Tasarımcısı Özgür Masur, çektiği fotoğraf kareleriyle ünlü Hürriyet Gazetesi Fotoğraf Editörü Sebati Karakurt, ünlü Moda Fotoğraf Sanatçısı Tamer Yılmaz ve S. Pellegrino Avrupa ve Güney Amerika İş Geliştirme Sorumlusu Filippo Mazzaia bulunuyor.
Dünyada hızla büyüyen fotoğrafçılığa olan ilgiyi Türkiye'de de arttırmayı amaçlayan Sanpellegrino Cafe Society Fotoğraf Yarışması, 1 Nisan-1 Haziran 2012 tarihleri arasında tüm fotoğraf severlere açık olacak. Yarışmanın konusunu; kafe veya restoranlarda Sanpellegrino ürünlerinden bir veya birkaçının da bulunduğu bir kompozisyon yaratılarak fotoğrafının  çekilmesi oluşturuyor.
Fotoğraf severler, çektikleri fotoğrafları https://www.facebook.com/cafesocietyturkey adresine yükleyerek yarışmaya katılabilecek. Yarışma sonucunda; birinci ALMA School'da yeme-içme workshop'una katılımı da kapsayan 2 kişilik VIP İtalya seyahati, ikinci Iphone 4, üçüncü Ipad 2 kazanacak. Ayrıca, Facebook üzerinden tıklanarak belirlenecek birinciye ve jüri özel ödülü alacak kişiye de süpriz hediyeler verilecek.
Sanpellegrino Meyveli İçeceklerin düzenlediği Cafe Society Fotoğraf Yarışması ile ilgili detaylı bilgi www.cafesocietyturkey.com web sitesinden edinilebilecek.

3 Mayıs 2012 Perşembe

Lipton İlk Hasat


Yemek kültürümüzün bazı yapı taşları vardır ki, sımsıkı yerinde durur, yıllar geçse de hiçbir kuvvet onu yerinden oynatamaz. Yemek çorbasız boynu bükük kalır, tatlısız sofralar tatsız geçer, sabahları sıcacık çıtır çıtır simide kimse hayır diyemez, kahvesiz kız bile istenmez. Ve çay, memlekette evine çay girmeyen yoktur herhalde. Kahvaltıda, yorulduğunda, moralin bozulduğunda, 2'de, 5'de, 10'da ve akla düşen her saatte çay demliyoruz ve içiyoruz.

Tüm bu çaya düşkünlüğümüzü Lipton biliyor sanırım. Hiç beklemediğim bir zamanda evime şık kutusunda "İlk Hasat" geldi. Çayın en özel hali Lipton İlk Hasat, Doğu Karadeniz'in en kaliteli çayı olan, Mayıs ayındaki ilk hasatta toplanan en taze çay yapraklarından elde ediliyormuş. Farklı aromasını ve lezzetini hemen farkedeceğinize eminim. Lipton'a teşekkürler....

24 Nisan 2012 Salı

Alaca Kurabiye


Çabuk yapılan, çabuk pişen, yemesi çok zevkli, çayın yanına muhteşem uyum sağlayan bir kurabiye arıyor musunuz? Bu kurabiyeleri deneyin, bekleyin, beğenileri toplamaya başlayın :)

Malzemeler:

- 250 gr margarin ( oda sıcaklığında)
- 1 su bardağı pudra şekeri
- 1 adet yumurta
- 1 paket kabartma tozu
- 4 su bardağı+3 yemek kaşığı un
- 3 yemek kaşığı kakao

Yapılışı: Kakao dışındaki tüm malzemeler karıştırılarak iyice yoğurulur. Yoğurulan hamur iki eşit parçaya ayrılarak birine kakao, diğerine 3 yemek kaşığı un ilave edilerek ayrı ayrı olarak tekrar yoğrulur. Her bir hamurdan erik büyüklüğünde birer parça koparılarak avuç içerisinde birlikte yuvarlanır. Yağlı kağıt serili fırın tepsisine aralıklı olarak yerleştirilerek, önceden ısıtılmış 160 dereceye ayarlı fırında, kurabiyelerin üzeri çatlamış bir görünüm alana dek pişirilir. 

18 Nisan 2012 Çarşamba

Kaplumbağalı Kuskus Salatası


Çocukların hastalığı pek bir zormuş, inanın onlar hasta olmasın ben 3 kere olayım razıyım. Üstelik eve hastalık bir kere girdi mi, herkese uğramadan da geçmiyor, dolayısı ile "ayaklarım, ellerim, her tarafım ağrıyor" diye başlayan cümleler tüylerimi diken diken ediyor :( Neyse evde şu an asayiş berkemal ve gelelim uzunnn zamandır ihmal ettiğim bloguma...

Bu kez kaplumbağa kılığına girmiş kuskus salatası yine beni mahcup etmedi, gecenin yıldızı oldu, tabaktaki maydanozlar dahil olmak üzere herşeyi yendi, bitti, kül oldu :) Yapım çok kolay, buradaki tariften tek artısı, ekstradan 2 adet irice salatalık, yumurta ve yarım demet maydanoz. Ya da ben daha sade bir sunum istiyorum derseniz buradaki sunumu tercih edebilirsiniz.

Malzemeler:

- 1 paket kuskus makarna 
- 3-4 adet Çengelköy salatalık
- 2 adet iri salatalık 
- 6-7 adet kornişon turşu  
-  ½ kg. yoğurt
- 4-5 diş sarımsak
- 1 adet haşlanmış yumurta
- yarım demet maydanoz 
- tuz

Yapılışı: Derince bir kase zeminine strech film kaplanır. Dipten başlamak üzere, hafif sıkıştırarak aynı boyda dilimlenmiş salatalık dilimleri yanyana dizilir. Orta büyüklükte bir tencereye su ve bir tatlı kaşığı tuz konularak kaynatılır. Su kaynamaya başladığında içerisine kuskus makarna ilave edilerek, normal makarna pişirirkinden biraz daha diri olacak şekilde haşlanır. Bu arada salatalık ve kornişon turşular rendelenip sıkılarak suyu çıkarılır. Sarısaklar ezilerek yağurt ile karıştırılır. Hazırlanan tüm malzeme haşlanmış kuskus ile karıştırılarak tabanına salatalık dizilmiş kaseye boşaltılır. 1-2 saat buzdolabında dinlendikten sonra, büyükçe bir servis tabağına alınır. Salatalıkların uç kısımlarında ayaklar, haşlanmış yumurtadan baş yapılarak, maydanoz ile servis edilir.

3 Nisan 2012 Salı

Aslı 7 Yaşında !


7 koca yıl geçmiş, tek koluma yatırabildiğim minik kızım büyümüş, okula giden koca bir abla olmuş, hala inanamıyorum ama olmuş vallahi :) Daha da büyüyecek inşallah, Allah o hallerini görmeyi de nasip eder umarım.
İlk pastayı sınıfında kestik, bütün arkadaşları ile beraber kutlamak istedi küçük hanım :) Pastayı servis ettiğimde tüm çocuklardan bir "vayyy!" sesi yükseldi, tadına bakınca bu "vayyy!" nidalarına biz büyükler de katıldık. Sevgili Gülay'dan rica ettiğim, onun da beni kırmayıp yaptığı pasta inanın şimdiye kadar yediğim en güzel pastalardan biriydi. Sadece "A" harfi olsun dediğim, gerisini ona bıraktığım pasta yiyen ve gören herkesten tam not aldı. Ellerine sağlık Gülay'cım, sana çok teşekkür ederim...

İkinci kutlama ise çekirdek aile arasında oldu gelenek olduğu üzere. Aslı'cığım 6 aydır bu zamanı bekledi durdu, yaprak takvimleri tek tek kopardı, son bir aydır da şafak saydı; son 20 gün, son 10 gün, son 2 gün diye, sonunda o gün geldi çattı ve hasta oldu, hala da hasta, iyileşemedi bir türlü :( O kadar iptal etmeyi önerdim, başka bir hafta yaparız dedim ama nafile, ateşten kızarmış yanakları ve çakmak çakmak gözleri ile mumları üfledi ve bir lokma bile yiyemeden yatmaya gitti :(

Malum evde çocuk hasta iken istediklerimin çoğunu yapamadım, pasta dededen geldi, meyvalı olsun dedi ama yiyemedi.

Alaca kurabiyeleri ilk kez denedim, yiyen herkes tarafından beğenildi.


Meşhur kurtarıcı kuskus salatasının kaplumbağa versiyonu çok ama çok beğenildi. Sonunda tabakta sadece kaplumbağanın göz ve ağızları için koyduğum karanfiller kaldı desem :) 


Çocukların pek sevdiği sosisli milföy şişleri yine onların gözdesi oldu.

Bir de "A" harfi şeklinde kestiğim tuzlu pastane kurabiyeleri vardı menüde, ancak bir türlü düzgün bir şekilde yükleyemedim fotoğrafı. Fotoğraflar neden yan olarak gelir yapışır posta, ne yapmak gerekir, bilen var mı?